Uzman Görüşleri
  • Ticaret savaşlarına yönelik gelişmelerin risk iştahını baskıladığı ortamda küresel hisse piyasalarındaki satış baskısının devam ettiği görülmektedir. Seçim sonrasına ilişkin gelen olumlu söylemlerin ise Borsa İstanbul’u desteklediği görüldü. Ancak seçim belirsizliği halen daha TL varlıklar üzerinde baskı oluşturmaktadır. ABD borsalarında dün düşüşler yaşanırken, bu sabah ABD vadelileri hafif alıcılı bir seyir izlemektedir. Asya piyasalarında karışık bir seyrin hâkim olduğu görülmekte. Avrupa borsalarının ise güne yatay bir açılışla başlamaları bekleniyor. Endeks kapanışında 4,73 - 4,74 aralığında bulunan Dolar/TL, 08:40 itibariyle 4,73’lü seviyelerden işlem görmekte. Bu görünüme bağlı olarak BIST-100 Endeksi’nin güne yataya yakın bir açılışla başlamasını bekliyoruz.Endekste 92.300 destek bölgesinden başlayan toparlanma hareketinin devam ettiği görülmektedir. Gerek teknik olarak oluşan fiyat formasyonu gerekse indikatörlerde görülen yukarı yönde ivmelenme dip oluşturma sürecinde pozitif bir algı oluşturmakta. Bunun yanında işlem hacminin önceki günlere göre düşük seyrediyor olması risk oluşturmaya devam ederken 96.000 seviyesini direnç olarak izlemeye devam ediyoruz. Kısa vadede 96.000 seviyesi üzerine çıkılarak hacimli bir şekilde kalıcılık sağlanması durumunda 97.200 ve 98.800 dirençleri izlenebilir. Yukarı yönlü hareketin satış fırsatı olarak değerlendirilerek tekrar satıcılı bir görüntü oluşması ise 93.700 ve 92.300 desteklerinin önemini artıracaktır.

  • ABD – Çin arasında yaşanan ticaret savaşlarının yaratmış olduğu panik ortamının bir miktar sakinleşmesine bağlı olarak küresel piyasalarda toparlanma izlense de, risk iştahındaki zayıf seyir devam ediyor. Borsa İstanbul’daki yaşanan yükselişlerin son zamanlarda olduğu gibi tepkiden öteye geçemediği görüldü. ABD borsalarında dün bir miktar toparlanma yaşanırken, bu sabah ABD vadelileri alıcılı bir seyir izlemektedir. Asya piyasalarında karışık bir seyrin hâkim olduğu görülmekte. Avrupa borsalarının ise güne alıcılı bir açılışla başlamaları bekleniyor. Endeks kapanışında 4,74 - 4,75 aralığında bulunan Dolar/TL, 08:35 itibariyle 4,75’li seviyelerden işlem görmekte. Bu görünüme bağlı BIST-100 Endeksi’nin güne yataya yakın hafif alıcılı bir açılışla başlamasını bekliyoruz.Dün dar marjda hareket eden endeksin 96.000 direnç bölgesi altında dip oluşturma çabalarını izlemeye devam ediyoruz. Destek bölgelerinden gelen alımlar ve direnç bölgelerinden gelen satımlar saatlik grafikte konsolide bölgesi oluşmasına neden oldu. Son iki haftalık süreçte endekste oluşan fiyat formasyonu, teknik indikatörlerde görülen pozitif uyuşmazlıklar ve yukarı yönlü ivmelenme bir dönüş beklentisi oluşturmaya devam etmektedir.  Fakat yukarı yönlü hareketlerin işlem hacmi ile desteklenmemesinden dolayı yükselişler tepki ile sınırlı kalmaktadır. Kısa vadede 96.000 direnç bölgesi üzerinde 97.200 ve 98.800  direnç olarak önemli görülürken aşağı yönlü hareketlerde destek olarak izlenebilecek seviyeler  93.700 ve 92.300 olarak öne çıkmaktadır.

  • Çin’in ABD’ye misillemeyle karşılık vermesinin ardından, Trump’ın 200 milyar dolarlık bir paket hazırlığı için emir vermesi küresel piyasaları baskılayan bir gelişme oldu. Ancak dün uzun süredir sert bir gerileme kaydeden Borsa İstanbul’da tepki alımlarının etkili olduğu görüldü.  ABD borsalarında satış baskısı ön plana çıkarken, bu sabah ABD vadelileri karışık bir seyir izlemektedir. Asya piyasalarında genel olarak sert düşüşlerin ardından bu sabah tepki alımlarının etkili olduğu görülmekte. Avrupa borsalarının ise güne alıcılı bir açılışla başlamaları bekleniyor. Endeks kapanışında 4,73 - 4,74 aralığında bulunan Dolar/TL, 08:40 itibariyle 4,74’lü seviyelerden işlem görmekte. Bu görünüme bağlı BIST-100 Endeksi’nin güne hafif alıcılı bir açılışla başlamasını bekliyoruz.Endekste yükselişlerin tepki niteliğinde devam ettiğini görüyoruz.  Saatlik grafikte destek bölgesinden gelen alımlar endekste yukarı yönlü hareketleri tetikledi. Geçen hafta başından bu yana endeksin dar marjda düşük işlem hacmi ile hareket etmesinden dolayı kısa vadede direnç olarak 96.000 seviyesini izlemeye devam ediyoruz. 96.000 direnç bölgesi yukarı kırılmadan yükselişlerin tepkiden öteye geçemeyeceğini düşünüyoruz. Kuvvetli destek bölgesinde teknik dip oluşturma çabası devam ederken teknik indikatörler yukarı yönde toparlanmaya başladı. 96.000 direnç bölgesi üzerinde izleyeceğimiz seviyeler 97.200 ve 98.800 olarak öne çıkmaktadır. Yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirilmesi durumunda ise destek olarak 91.400 ve 88.000 seviyeleri gündeme gelebilir.

  • Piyasalarda gündemi bugün sona erecek olan Fed toplantısı ile yarınki ECB toplantısı oluşturuyor. Fed’in bugün sonlanacak olan toplantısında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılırken, Powell konuşması küresel piyasaların takibinde yer alacak. Piyasalar Fed’in yılın kalanında 1 kez mi yoksa iki kez mi faiz artırımına gideceğine cevap arayacak. Şahin mesajların risk iştahını baskıladığı görülebilir. Dün özellikle Trump – Kim görüşmesinin sorunsuz bir şekilde atlatılması ve iyimser bir havada geçmesinin etkisiyle risk iştahının küresel piyasalarda korunduğu ve genel olarak sakin bir havanın hakim olduğu görüldü. BIST’te ise son dönemde artan volatilite ve satış baskısı devam etmekte.  ABD borsaları dün karışık bir kapanış gösterirken, bu sabah ABD vadelileri hafif alıcılı bir seyir izlemektedir. Asya piyasalarında genel olarak karışık bir seyrin hâkim olduğu görülmekte. Avrupa borsalarının ise güne karışık açılışlarla başlamaları bekleniyor. Dün endeks kapanışında 4,56 - 4,57 aralığında bulunan Dolar/TL, 08:50 itibariyle 4,59’lu seviyelerden işlem görmekte. Bu görünüme bağlı BIST-100 Endeksi’nin güne yataya yakın hafif satıcılı bir açılışla başlamasını bekliyoruz.Endekste dip arayışı sonrasında hafta başında görülen yukarı yönlü toparlanmanın kısa vadeli alçalan trend direncine kadar devam edebildiğini gördük. Yukarı yönlü hareketlerin kısa vadeli direnç bölgelerinde satış fırsatı olarak değerlendirilmesi ve yükselişlere işlem hacminin eşlik edememesi endeksin dar marjda hareket etmesine neden olmaktadır. Kısa vadede 97.200 direnci üzerine çıkılarak kalıcılık sağlanmadan endekste yükselişleri tepki olarak değerlendirmekteyiz. 97.200 üzerinde 97.900 ve 98.900 takip edilebilecek direnç seviyeleridir. Aşağı yönlü hareketin ivme kazanarak 95.200 desteği altına sarkılması düşüş eğilimini artıracağı için 94.500 ve 93.400 desteklerini öne çıkaracaktır.

  • Trump ile Kim arasındaki tarihi zirve bugün Singapur'da başladı. Zirve ile ilgili şu ana kadarki ilk izlenim ve haber akışları olumlu olsa da, bu taraftaki açıklamalar küresel piyasaların takibinde yer alacak. Bununla birlikte ABD’de açıklanacak TÜFE verisi, Fed toplantısı öncesinde önem arz etmektedir. Yurt içinde ise dün başlayan Kandil Operasyonu ile ilgili gelişmeler yakından izlenecektir.Dün küresel piyasalarda risk iştahı bir miktar toparlanma kaydederken, Borsa İstanbul’daki artan volatilite dikkat çekti. Günün ilk yarısında oldukça negatif ayrışan BIST-100 Endeksi, günün ikinci yarısında yabancı bir kurumdan gelen güçlü alımların etkisiyle yükseliş kaydetti. ABD borsaları dün günü hafif alıcılı bir seyirle kapanırken, bu sabah ABD vadelileri de hafif alıcılı bir seyir izlemektedir. Asya piyasalarında genel olarak yeşil bir rengin hâkim olduğu görülmekte. Avrupa borsalarının ise güne alıcılı bir açılış yapmaları bekleniyor. Dün endeks kapanışında 4,50 - 4,51 aralığında bulunan Dolar/TL, 08:55 itibariyle 4,52’li seviyelerden işlem görmekte. Bu görünüme bağlı BIST-100 Endeksi’nin güne yataya yakın bir açılışla başlamasını bekliyoruz. Saatlik ve günlük grafikte endeksin son 20 periyotluk standart sapmasına kadar düştükten sonra tepki vermiş olması,  görülen pozitif uyuşmazlıklar ve kısa vadeli alçalan trendin test edilmiş olması  yukarı yönde toparlanma konusunda pozitif bir teknik görünüm oluşturmaktadır. Kısa vadede en yakın direnç olarak 97.900 seviyesi takip edilebilir. Yukarı yönlü hareketlerde İşlem hacminin artış kaydederek  alıcılı görünümün devam etmesi ve 97.900 seviyesinin aşılması durumunda 98.900 ve 99.800 dirençleri izlenebilir. Yükselişlerin kar realizasyonu olarak değerlendirilmesi ve 95.600 desteği altına tekrar sarkılması ihtimalinde ise mevcut pozitif teknik görünüm bozulacağı için destek olarak 94.700 ve 93.600 destekleri önem kazanacaktır.

  • Son aylarda ülkemize özgü riskleri ve fiyatlamaları konuşurken, artık gelişmekte olan ülkelere yönelik genel bir risk algısından da bahsetmeye başladık. Gelişmekte olan ülke varlıklarının birçoğunda satışlar görülmesine karşın ortak bir neden bulmak zor. Birçoğunun kendine özgü sorunları olmakla birlikte, bu sorunların artık daha fazla göze batıyor olması gelişmekte olan ülkelerin ortak kaderi olmaya başladı. Arka arkaya gerçekleşecek ECB ve Fed toplantısı bu sürecin devam edip etmeyeceğini gösterecek. İçeriye döndüğümüzde ise TCMB’nin faiz ve sadeleşme adımları TL’ye istikrar kazandırmaya, volatiliteyi düşürmeye başladı. Buna karşın Borsa İstanbul tarafında satıcılı seyir halen devam ediyor. Artan enflasyon ve faizler ile kredi derecelendirme kuruluşları başta olmak üzere yabancı kurumlardan gelen negatif yorumlar hisse senetlerini baskılamaya devam ediyor. Mayıs ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık bazda %1,60 artış gösterirken, yıllık enflasyon %10,85’den %12,15’e yükseldi. Mayıs ayında görülen bu yüksek rakamlarda Ramazan etkisinin ve TL'deki değer kaybının etkili olduğunu düşünüyoruz.  TÜFE’deki artıştan daha fazla dikkat çeken ise üretici fiyatlarındaki (ÜFE) artış oldu. Yİ-ÜFE aylık bazda %3,79 artış kaydederek yıllık Yİ-ÜFE %16,37'den %20,16'ya yükseldi. Böylece son 15 yılın en yüksek rakamına ulaşılmış oldu. TL’nin değer kaybı ile birlikte enerji fiyatlarındaki artış bu yüksek seyrin ana nedenleri olarak sıralanabilir.  Üretici fiyatlarındaki bu artışın tüketici tarafına kademeli geçişi ve henüz kur artışının tam olarak enflasyona yansımamış olması nedeniyle yaz aylarında enflasyondaki yükseliş eğiliminin devam etmesi beklenmektedir. Yılın son bölümü içinse seçimlerin arından kurulacak hükümet, uygulanacak ekonomi politikaları ve kurların seyri belirleyici olacaktır. Son bölümde sıkı bir duruş sergilense dahi enflasyonda sene sonu rakamının şu anki seviyelerinden kayda değer miktarda aşağıda gerçekleşmesi oldukça zor görünüyor.  TCMB geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 125 bp artışla % 16.50’den % 17,75’e yükseltti. Hatırlatmak gerekirse, 28 Mayıs’ta gelen sadeleşme adımıyla birlikte gecelik borç alma ve borç verme faizlerinin politika faizinin 150 bp altında/üzerinde, Geç Likidite Penceresi (GLP) borç verme faizininin de gecelik borç verme faizini 150 bp üzerinde oluşacağı duyurulmuştu. Buna göre, politika faizindeki artışla birlikte gecelik borç alma faizi % 16,25, gecelik borç verme faizi % 19,25, ve GLP borç verme faizi % 20,75 oldu. TCMB’nin politika faizinde 50 bp artış seviyesindeki beklentilerden daha şahin bir adım atmasının temel nedeni enflasyon görünümü ve enflasyon beklentilerindeki bozulma. TCMB son iki aylık dönemde 75+300 ve son olarak da 125 baz puanlık artış yaparak fonlama maliyetinde toplamda 500 puanlık artış yapmış oldu. Bununla birlikte para politikasında sadeleşmeye giderek, buradaki karmaşa son vermiş oldu. Özellikle son 125 baz puanlık faiz artışı, piyasa beklentilerin çok üzerinde geldi. Bu nedenle bu artışın piyasa üzerindeki etkisinin de daha kuvvetli olmasını bekliyoruz. Bu faiz artışının hemen ardından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's’in 17 Türk bankasının notunu düşürmesi ve gelişmekte olan ülke kurlarının çok sert değer kaybediyor olmasına rağmen TL’nin geçtiğimiz haftanın son iki gününde göreceli olarak güçlü kaldığını gördük. Bu tür olumsuz haber akışları devam etmez ve gelişmekte olan ülke para birimlerindeki değer kaybı dramatik bir hal almazsa TL, TCMB’nin bu hamleleri neticesinde önümüzdeki günlerde TL’nin değer kazandığını görebiliriz. Gelişmekte olan ülke para birimleri ve dolayısıyla TL için aslında bu hafta oldukça kritik olacak. Hem Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hem de ABD Merkez Bankası Fed’in bu ay gerçekleştireceği toplantılar gündemi nedeniyle kritik. 

    ECB ve Fed’de kritik toplantılar 
    12-13 Haziran ‘da gerçekleştirilecek Fed toplantısında faiz artışı geleceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Son dönemde gerçekleşen fiyatlamada bu beklenti etkili olmuştu. Bu nedenle faiz artışının piyasa tarafında sürpriz bir etkisi olmayacak. Piyasanın merak etiği asıl konu yılın geri kalanında 1 mi yoksa 2 mi faiz artırılacağı. 2 faiz artışı olacağına yönelik bir işaret, gelişmekte olan ülkelere yönelik yeni bir atağa neden olabileceği için bayram sonrası fiyatlamalar için önemli olacaktır. İlk etkileri sığ bir piyasada da olsa TL tarafında görüyor olacağız. Bayram sonrası açılışı için burayı takip edeceğiz.  Fed’den bir gün sonra 14 Haziran Perşembe günü gerçekleşecek ECB toplantısında ise faiz artırımı beklenmiyor ancak geçtiğimiz hafta ECB kaynaklarına dayandırılan haberlerde ECB’nin bu toplantıda parasal gevşemeyi bitime tarihini tartışacağı görüşü yer almıştı. ECB bu toplantıda parasal genişlemeyi bitirmeyi tartışacak olursa uzun süredir kan kaybeden euro bir nebze olsun rahatlayabilir. Euro için en iyi senaryo, Fed’in yılın geri kalanı için net bir mesaj vermemesi ve ECB’nin genişlemeyi sonlandırmayı tartışmaya açması olacaktır. 11 Haziran Pazartesi günü saat 10:00’da Türkiye’nin 1. çeyrek gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verisi açıklanacak. Veri hakkında bir iyi bir de kötü haber var. İyi olan ekonominin ilk çeyrekte %7 düzeyinde büyümesi yönünde, kötü olansa bu rakamın yılın en iyi rakamı olarak geride kalmış olması. Bu nedenle piyasanın veriye vereceği reaksiyonun oldukça sınırlı kalacağını düşünüyoruz. Kur ve faizler tarafındaki dalgalı dönemin ardından ikinci çeyrek büyümesi piyasalarımız açısından daha önemli ve burada büyüme hızında önemli bir düşüş beklentisi hakim. BIST 100’de Ocak ayında görülen 121.531 seviyesinden başlayarak düşüşün dün 95.126’ya kadar devam ederek %20’yi aşması ile birlikte yeniden ayı piyasasına mı giriliyor endişesi arttı. Son dönemde jeopolitik, siyasi risklerin yanında para politikasına yönelik endişelerin ve enflasyon ile faiz oranlarındaki artışın tedirginliğini yansıtan bu düşüler endeksi aynı zamanda 500 günlük ortalamasına da getirmiş oldu. Cuma kapanışı itibariyle 500 günlük ortalama 95.879’da bulunurken, haftanın kapanışı da 95.875’ten gerçekleşti. Hafta içinde en düşük seviye olaraksa 95.126 görüldü. İçinde bulunduğumuz seçim atmosferini de göz önünde bulundurduğumuzda endeks için burada destek bulur demek zor olsa da bu ortalama ile 92.000 aralığının güçlü bir destek bölgesi olduğunu söylemek mümkün. Buna karşın dip oluşumu teyit edilip önemli bir direnç seviyesi yukarı geçilmediği sürece de temkinli olmaya devam edilmesi gerektiğini, bu bölgeden alım yapılacaksa bunun kısa vadeli zarar kes seviyeleri kullanarak yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Yukarı yönlü hareketlerin kuvvetlenip, yükselişlerin tepkinin ötesine geçerek yeni bir trend başlatması içinse 99.500’ün geçilmesi beklemek gerekiyor.   
     

  • TCMB’nin piyasa beklentileri üzerinde 125 baz puan faiz artırımına gitmesine bağlı olarak dün Borsa İstanbul ve TL varlıklarda alımların etkili olduğu görüldü. ABD borsaları dün karışık bir seyirle kapanırken, bu sabah ABD vadelileri hafif satıcılı bir seyir izlemektedir. Asya piyasalarında Japonya ve Çin’de açıklanan verilerin beklentilerin altında kalmasına bağlı olarak satışların etkili olduğu görülmektedir. Avrupa borsalarının ise güne satıcılı bir açılış yapmaları bekleniyor. Dün endeks kapanışında 4,46 - 4,47 aralığında bulunan Dolar/TL, bu sabah 08:40 itibariyle 4,49’lu seviyelerden işlem görmekte. Dün endeks kapanışının ardından Moody's 17 Türk Bankası'nın notunu düşürdü. Bu görünüme bağlı BIST-100 Endeksi’nin güne satıcılı bir açılışla başlamasını bekliyoruz.
    Haziran vadeli endeks kontratı dün 118.400 ve 122.450 seviyeleri arasında dalgalanarak günü 122.000 seviyesinden kapattı. Yukarı yönlü hareketlerin görüldüğü endeks kontratında 122.000 seviyesi daha önce kuvvetli destek olarak çalışan seviye olması dolayısıyla önemlidir. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 120.800 en kuvvetli direnç 123.350 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalama direncinde bulunan kontratta, aşağı yönlü hareketlerde 120.800 ve 119.450 seviyeleri destek olarak önemlidir. Yukarı yönlü hareketlerde ise direnç olarak 123.350 ve 124.700 seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde bulunurken, kısa vadeli hareketli ortalamaların yukarı yönlü hareket ettikleri görülmektedir.Dolar/TL gün içinde 4.4566 ve 4.5873 arasında dalgalanarak günü 4.4916 seviyesinden kapattı. Dün kurda aşağı yönlü  hareketler görüldü. Bu sabah günlük grafikte 21 periyotluk üssel hareketli ortalaması altında hareket eden kur 4.4970 seviyelerinden işlem görüyor. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 4.4565 ve en kuvvetli direnç 4.5345 seviyelerinde bulunmaktadır. Gün içinde aşağı yönlü hareketlerde destek olarak 4.4890 - 4.4770 - 4.4565 seviyeleri takip edilebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.5070 - 4.5225 - 4.5345 seviyeleri direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde dalgalanarak yukarı yönlü bir seyir izlemektedir. MACD negatif bölgede ve triggeri üzerinde yukarı yönlü hareketini sürdürmektedir.

  • Kuvvetli destek bölgesine gelinmiş olması, gün içinde endeks değerinin son 20 periyotluk ortalamasından volatil bir şekilde 2 standart sapması altına düşüş göstermesi, osilatörlerin aşırı satım seviyesinde gösterdiği pozitif uyuşmazlıklar ile 99.500 direncine doğru tepki niteliğinde bir yükseliş görülebilir.  99.500 direnci altında kalındığı müddetçe satış baskısının devam etmesini beklediğimiz endekste destek olarak 95.300-94.300 ve 92.900 seviyelerini önemli görüyoruz. Direnç olarak ise 97.900-98.500 ve 99.500 seviyeleri izlenebilir. Kısa vadede sağlıklı bir yükselişten bahsedebilmek için 99.500 direnci üzerinde kalıcılığın sağlanması gerektiğini düşünüyoruz.Dolar/TL gün içinde 4.5378 ve 4.6286 arasında dalgalanarak günü 4.5552 seviyesinden kapattı. Dün kurda aşağı yönlü hareketler görüldü. Son iki gündür  günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması altında hareket eden kur bu sabah 4.5400 seviyelerinden işlem görüyor. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 4.5350 ve en kuvvetli direnç 4.5700 seviyelerinde bulunmaktadır. Gün içinde aşağı yönlü hareketlerde destek olarak 4.5350 - 4.5265 - 4.5170 seviyeleri takip edilebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.5470 - 4.5580 - 4.5700 seviyeleri direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşırı satım bölgesine yakın aşağı yönlü bir seyir izlemektedir. MACD negatif bölgede ve triggeri üzerinde yatay hareket etmektedir.Haziran vadeli endeks kontratı dün 116.800 ve 121.300 seviyeleri arasında dalgalanarak günü 119.475 seviyesinden kapattı. Aşağı yönlü hareketlerin görüldüğü endeks kontratında teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 116.800 en kuvvetli direnç 120.350 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması altında hareket eden kontratta, aşağı yönlü hareketlerde 118.325 ve 116.800 seviyeleri destek olarak önem arz etmektedir. Yukarı yönlü hareketlerde ise direnç olarak 120.350 ve 122.450 seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte teknik indikatörlerin pozitif uyuşmazlık göstermesi yukarı yönlü hareketleri tetikleyebilir. Kısa vadeli hareketli ortalamaların düşüş ivmelerinde yavaşlama olduğu görülmektedir.

  • Avrupa’da son dönemde artış kaydeden risklerin yavaş yavaş sindirilmesine bağlı olarak küresel piyasalar toparlanma kaydetti. Aselsan’ın halka arz fiyatının taban fiyattan oluşması ve dağıtım oranının yükseliği BIST-100 Endeksi’nde satışa neden oldu. ABD borsaları dün günü yükselişle tamamlarken, bu sabah ABD vadelilerine baktığımızda yataya yakın hafif satıcılı bir seyir izlenmektedir. Asya piyasalarında karışık bir seyrin hakim olduğu görülmekte. Avrupa borsalarının ise güne yataya yakın hafif satıcılı bir açılış yapmaları bekleniyor. Dün endeks kapanışında 4,58 - 4,59 aralığında bulunan Dolar/TL, bu sabah 08:35 itibariyle 4,59’lu seviyelerden işlem görmekte. Bu görünüm altında BIST-100 Endeksi’nin güne yataya yakın bir açılışla başlamasını bekliyoruz.

  • TL varlıklarda son yılların en volatil dönemlerinden geçiyoruz. Başta TL’nin değer kaybı olmak üzere, faiz ve CDS primlerindeki yükseliş ile Borsa İstanbul’daki düşüş mayıs ayına damgayı vurdu. TL mayıs ayında dolar karşısında %11,41 (ay içinde %21’e kadar ulaştı) değer kaybı ile gelişmekte olan ülkelerden önemli ölçüde negatif ayrıştı. Dolar Endeksi’nin mayıs ayı içinde %3 civarında yükseliş kaydetmesi gelişmekte olan ülke kurlarında zayıflamaya neden olsa da TL’deki değer kaybında başta para politikasının etkinliğine yönelik endişeler olmak üzere iç gelişmelerin etkili olduğunu söylemek mümkün. Borsa İstanbul tarafında ayın büyük bir bölümünde TL’deki değer kaybına karşı daha dirençli bir görünüm yaşansa da ayın son günlerinde haziran ayına geçiş sürecinde burada da bankalar öncülüğünde sert satışlar geldiğini gördük. Mayıs ayına 105 bin civarından başlayan endeks ay ortasında 98 bini test ettikten sonra bir tepki yükselişi gerçekleştirse de haziranın ilk günü yeniden burayı test etti. Endeksin mayıs ayı içindeki kaybı %3,5 civarında olurken, satışlar özellikle son günlerde bankalar tarafında yoğunlaştı. Faizler tarafında ise 2 yıllık gösterge faizde mayıs ayına %14 civarında bir rakamla başlanırken ay sonunda bu rakamın %17,50’ye kadar çıktığını gördük.  10 yıllık faizlerde aybaşında %12,30 civarında olan oran ay içinde %15’e yaklaştı ve ayı %13,71’den tamamladı. Mayıs ayında en fazla tartışılan konu TCMB’nin para politikasındaki duruşu oldu. Piyasada oluşan faiz artışı beklentisinin karşılık bulmaması, kurlarda sert yükselişleri beraberinde getirdi. Sözlü yönlendirmelerin yetersiz kalmasının ardından 23 Mayıs’ta TCMB acil toplantı kararı ile fonlama maliyetinde 300 baz puanlık artış gerçekleştirdi. Ardından piyasaların istenilen sakinliğe ulaşmamış olması nedeniyle 28 Mayıs’ta TCMB, normalde haziran ayında beklenen sakinleşme adımını da hataya gerçekleştirdi. Tüm bu gelişmelerle birlikte Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in ve TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın gerek yurtiçinde gerekse Londra’da yatırımcılarla yaptığı görüşmeler yatırımcı güveninin yeniden tesisine yönelik adımlar olarak kayda geçti. Bununla birlikte bu görüşmeler sonrası özellikle açıklanacak enflasyon rakamlarının ve devamında TCMB’nin alacağı ek adımlara yönelik beklentilerin oldukça kritik hale geldiğini gördük.  Moody's Türkiye'nin Ba2 seviyesindeki kredi notunu, gelecek dönemdeki makroekonomik politikalara yönelik belirsizlik gerekçesiyle izlemeye aldığını duyurdu. Belirsizliğin sürmesinin mevcut dış kırılganlıklar da göz önünde tutulduğunda Türkiye'nin ödemeler dengesine yönelik risk seviyesini yükseltebileceği öne sürülürken, bunun şu anki reytingle uyumsuz olabileceği ifade edildi. Bununla birlikte Fitch de 25 Türk bankasını negatif izleme sürecine aldığını açıkladı. Kararda bankaların performansının, varlık kalitesinin, likiditesinin ve finansman profillerinin risklerine ilişkin yansımaların etkili olduğu belirtildi. İzleme sürecinin 6 ayda tamamlanması beklenirken, açıklamada Türk bankalarının yüksek riske sahip bir ortamda faaliyet göstermelerine rağmen, büyük oranda tatmin edici finansal ölçütler içerdiği de vurgulandı. Geçtiğimiz hafta özellikle bankacılık endeksinde görülen satışlarda bu beklentilerin etkili olmuş olabileceğini düşünüyoruz. Bu haftaya yönelik sınırlı negatif etki oluşturmasını bekliyoruz. Bu ay kur ve enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon rakamları üzerinde yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladığını göreceğiz. Özellikle para politikasının etkinliğine yönelik tartışmaların yaşandığı bu dönemde açıklanacak enflasyon rakamının yukarı yönlü sürprizleri 7 Haziran’daki Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde piyasa tarafından TCMB’nin yeni aksiyonlar alınması için zorlanmasına neden olabilir. Bu nedenle enflasyon rakamı sonrası piyasalarımızdaki volatilitenin arttığını görebiliriz. Seçim öncesinde ortaya çıkabilecek siyasi belirsizlikleri de göz önünde bulundurduğumuzda TL varlıklar için geçtiğimiz ay olduğu gibi bu ay da öngörüde bulunmanın zorlaştığını düşünüyoruz. 24 Haziran’da gerçekleştirilecek seçimler öncesi siyasilerden gelen mesajlar ve anket sonuçları ön planda olmaya devam edecek. Piyasaların seçim sonrası uygulanacak politikalara yönelik verilecek mesajlara odaklandığı bir dönemdeyiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sitemine geçişi sağlayacak bu seçimin önceki seçimlerden farkı nedeniyle piyasaların fiyatlama yapmakta zorlanacağını düşünüyoruz. Seçim öncesi piyasalarda şuana kadar yaşanan volatiliteyi göz önünde bulundurduğumuzda yatırımcıların bir süre bekle gör stratejisine geçtiklerini görebiliriz. Bu nedenle hacmin dönem dönem düştüğü ancak bu düşük likiditenin sert fiyat hareketlerine neden olduğu bir dönemde geçebiliriz.11 Haziran Pazartesi günü hem cari açık hem de 1.çeyrek GSYH verilerini açıklanacak. Nisan ayına ait cari açığın aylık 5,3 milyar dolar civarında açıklanması ve birikimli cari açığın da 55,4 milyar $’dan 57 milyar $’a yükseltilmesi bekleniyor. Aynı gün 1. çeyrek GSYH rakamları açıklanacak. İlk çeyrekte özelikle ilk aylardaki pozitif atmosferin etkisi ile ekonominin bu yıl ilk çeyrekte %7 civarında büyüme performansı göstermesi sürpriz olmayacaktır. Yüksek büyümenin yüksek cari açık ve yüksek enflasyon nedeni ile fiyatlamalara yansımasının sınırlı kalacağını, piyasaların cari açık ve enflasyon verileri daha hassas olacağını düşünüyoruz.  Fed’in 12-13 Haziran tarihlerinde yapılacak toplantısından faiz artırımı bekleyenlerin oranı yükselmeye devam ediyor. Açıklanan son istihdam verilerinin de beklentilerden iyi gelmesiyle bu beklentiyi destekledi. Bununla birlikte Fed’in haziran dahil yılın geri kalanında 2 mi yoksa 3 mü faiz artışı yapacağı halen cevap bulmuş değil. Piyasanın bu toplantı sonrası yapılacak açıklamalarda odaklanacağı konu burası olacak. Trump’ın ekonomi politikalarının oluşturduğu belirsizlikler henüz verilere negatif yansımış değil. Bu nedenle Fed beklentilerde çok önemli bir değişiklik yapmayacak her iki seçeneği de masada bırakacak bir açıklama yapabilir. Bu nedenle Fed etkisi bu toplantıda biraz daha sınırlı kalabilir. Avrupa tarafında ise 7 Haziran’da bölgenin 1. çeyrek büyüme verileri açıklanacak ve 14 Haziran’da ECB toplantısı gerçekleşecek. Avrupa’daki ekonomik veirlerdeki yavaşlama ve son İtalya krizinin etkileri nedeniyle ECB’nin güvercin tutumunu sürdürmeye devam edeceğini düşünüyoruz.