Canlı Destek Al

Borsada Geri Çekilmeler Alım Fırsatı (23.10.2017)

Gedik Yatırım, erken aşama B2B ve ICT bazlı girişimleri desteklemeyi hedefliyor. Firmanın Genel Müdürü Tevfik Metin Ayışık, böylece global ölçekte değer oluşturmayı amaçladıklarını söylüyor...

Piyasalarda hareketlilik devam ederken, yatırımcıların aklındaki en önemli soru paralarını nasıl değerlendirecekleri. Fonlara yönelik yatırımlar bu alanda iyi birer alternatif olarak görülüyor. Bu konuda öne çıkan firmalardan birisi de Gedik Yatırım. Son yıllarda yenilikçi teknolojilerle fark yaratmanın Türkiye’deki rekabetçi piyasalarda değer yaratmanın ön koşulu olduğunu belirten Gedik Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Tevfik Metin Ayışık, girişim yatırımlarında gerçek değer yaratabilecek ve potansiyeline ulaşabilecek firmaları ayırt etmenin çok önemli bir rol oynadığını söylüyor. Bu amaçla iştirakleri olan Gedik Portföy ile Gedik Girişim Sermayesi Yatırım Fonunu kuracaklarım belirten Ayışık, “Bu fon, Türkiye’de yenilikçi teknoloji firmalarına yatırımı hedefliyor. Amacımız, erken aşama B2B ve ICT bazlı girişimleri destekleyerek global ölçekte değer yaratabilmek” diyor.

Ayışık, borsanın genel trendi, VİOP, Bitcoin, sektörün en önemli sorunları ve bu kapsamda önerileri ile şirketin yılsonu hedeflerini Para Dergisi’nden İdil Taraklı’ya anlattı…

Borsada genel trendi nasıl görüyorsunuz, bu yılı nasıl kapatırız?

BIST- 100’ün emsallerine ve kendi tarihsel çarpanlarına göre iskontosu devam ediyor. BIST-Sınai endeksi, çarpanlar bazında tarihsel zirvelerine henüz ulaşamamış olsa da 110 bin civarındaki rakamlarda kendi tarihsel ortalamalarım aştı. Bu nedenle 110 bin ve üzerindeki rakamlarda Sınai Endeksi için kısa dönemde daha yüksek potansiyel getiriden bahsetmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. BIST’in ucuz görünmesinin temel gerekçesini oluşturan bankaların karlılıklarında son dönemde toparlanma görülmesine karşın, kurumlar vergisinde planlanan 2 puanlık artış ve kamu bankalarının zayıf seyri bankacılık endeksini baskılamaya devam edebilir. Bu nedenle endekste bundan sonra olacak yükselişlerin yurtdışı piyasalar tarafından da desteklenmesi lazım. Bu durum yılın son bölümünde 95-110 bin arasında dalgalı bir görünüm oluşmasına neden olabilir.

Vadeli işlem ve opsiyon borsalarında da aktifsiniz. Bu piyasa FX'in yerini doldurabilir mi?

Vadeli (future) piyasalar ve FX olarak bilinen kaldıraçlı işlemler birçok yönüyle birbirinden ayrılmasına karşın, birbirinin muadili olarak kullanılabilecek bazı yönleri de mevcut. Ancak kaldıraçlı işlemlerle ilgili son regülasyonların yapılmasının ardından KAS işlemlerinde düşen hacmin VİOP’a yansımamış olması şu ana kadar bu piyasanın yerini dolduramadığını gösterdi. FX yatırımcılarının alışkanlıklarım bir anda değiştirebilmek mümkün olmadı. Zamanla yatırımcıların ve işlemlerin bir kısmının VİOP’a kaydığını görebiliriz ancak bunun FX’teki yatırımcı ve hacim kaybının tamamının VİOP’a geçmesi şeklinde olacağını düşünmek aşırı iyimserlik olur.

Tabii, VlOP’ta borsanın da gündeminde olan işlem saatlerinin uzaması halinde bu piyasanın da önemli ölçüde gelişmesini bekliyorum. Önerimiz işlem saatlerinin kesintisiz şekilde ilk etapta Amerikan piyasalarının da açılışını kapsayacak şekilde 23.30’a çekilmesi, akabinde de 24 saat işlem yapılacak yapıya geçilmesidir.

VİOP'ta yatırımcılara önerileriniz nedir?

Yatırımcıların herhangi bir piyasada işlem yapmadan önce bu piyasanın teorik altyapısını iyi araştırmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle VİOP’ta işlem yapmaya başlamadan önce kaldıraç, teminat, sözleşme özellikleri, işlem saatleri, vade farkı, teorik fiyat, olası kar/zarar hesapları gibi birçok konu hakkında bilgi sahibi olmalılar. Yatırım kuruluşlarından destek alabilirler.

Siz Bitcoin'de de varsınız. Bu konuda önerileriniz neler?

Bitcoin’i Türkiye’de ilk işleme açan kurumuz. Bitcoin’i fiyatı herhangi bir düzenleyici otorite tarafından kontrol edilmediğinden doğrudan para birimi olarak sunmak imkansız. Biz de küresel çapta sadece arz ve talebe bağlı olarak hareket eden bu ürünü işlem platformumuzda, fiyat farkı kontratı-CFD olarak sunuyoruz. Böylece Bitcoin’e yatırım yapmak isteyen herkese güvenli bir ortam sunuyoruz. Ancak yatırımcıların fiyatların dalgalanacağı riskli bir ürün olduğunu bilerek yatırım yapmalarını öneriyorum.

Yeni enstrümanlar getirme planınız var mı?

Şu an için üzerinde durduğumuz en önemli unsurlar, BES ve kurumsal yatırım danışmanlığı ile kitlesel fonlama (tebliği bekliyoruz). Bu konularda ciddi organizasyonel yapılar kurmayı hedefliyoruz. Gedik Trader tarafında ise çok ciddi hedeflerimiz bulunuyor. Üç sene içerisinde 100 bin kullanıcıya erişmek gibi bir hedefimiz var.

Küçük yatırımcılar için öneriniz nedir?

Yatırımcı yatırımın bir oyun olmadığı bilinciyle bu işe başlamalı. Öncelikle yatırım yapılacak piyasa iyi tanımalı. Bunun için de yatırım danışmanlarımızla görüşerek karar vermeliler. Yatırımcının kendi kararlarını alabilecek bilgi düzeyi sınırlıysa ya da aldıkları pozisyonları takip edecekleri zamanları yoksa profesyonel destek almaları (portföy yönetimi, yatırım danışmanlığı) gerekir. Sermaye piyasalarında herhangi bir yatırım kararı alırken, farklı kanal (sosyal medya, eş dost tavsiyesi vs) arayışlarına girmek yerine yatırım kuruluşlarına başvurmayı tercih etmelerini öneriyoruz.

Gedik Trader ile işlem yapanları İtalya'ya gönderiyormuşsunuz. Bu fikir nereden çıktı? İşlem hacminiz arttı mı?

Kampanyaya 16/10/2017 tarihi itibariyle başladık. O yüzden sonuçları söylemek için çok erken ancak ciddi bir ilgi var. Aslında kampanyamızı İtalya değil Monza pistinde hız sürüşü deneyimi diye tanıtmak daha doğru olur.

Size göre sektörün en önemli sorunu ne?

En önemli gelişim alanı olarak yatırımcıların sermaye piyasalarına kazanımı için uzun vadeli, sadece bireysel değil, kurumsal ve yurtdışı yatırımcıları da çekecek proje geliştirmek gerekiyor. Bu projenin içinde yatırımcıların güvenini kazanacak enstrümanların sunulması, eksik olan yurtiçi tasarruf oranlarım geliştirecek ve uzun vadeli enstrümanlara yatırım yapanlara avantajlar sağlayacak düzenlemeler bulunmalı. Ayrıca varlık fonunun piyasaya yeni yatırımcıları çekecek araçları arz etmesine, 2001 krizi ve sonrasında servetlerini kaybetmiş azınlık hissedarların geri kazanılmasına yönelik çalışmalara kadar bir seri karar alınmasına gerekiyor. Yarıya yakın ilde yatırım kuruluşu yok. Yatırımcının hesap açması bile çok zor. Bu nedenle öncelikle çağımızın gereklilikleri de düşünerek hesap açılmasının kolaylaştırılması gerekiyor. Dünya dijital dönüşümün ortasında iken gerekli mevzuat da yatırımcı ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmalı. Gedik Yatırım olarak Türkiye’nin her yerinden hesap açılmasını kolaylaştıracak e devlet ve MKK üzerinden uygulamayı düzenleyici kurumlara arz ettik.

Gedik Yatırım hisseleri borsada işlem görüyor. Yeni fon ya da halka arz düşünüyor musunuz?

Bildiğiniz gibi son yıllarda yenilikçi teknolojilerle fark yaratmak Türkiye’deki rekabetçi piyasalarda değer yaratmanın ön koşulu oldu. Girişim yatırımlarında gerçek değer yaratabilecek ve potansiyeline ulaşabilecek firmaları ayırt etmek çok önemli bir rol oynamakta. Bu amaçla İştirakimiz olan Gedik Portföy ile Gedik Girişim Sermayesi Yatırım Fonunu kuruyoruz. Bu fon, Türkiye’de yenilikçi teknoloji firmalarına yatırımı hedefliyor. Amacımız, erken aşama B2B ve ICT bazlı girişimleri destekleyerek global ölçekte değer yaratabilmek. Yaklaşık 90 binin üzerinde yatırımcı hesabımız var; bunun hemen yarısı bakiyeli hesaplardan oluşuyor. 2017 sonu itibariye aktif büyüklüğümüz 500 milyonun, öz sermayenin ise 80 milyonun üzerinde olacağını tahmin ediyoruz.

"DOLAR, TRUMP VE FED'E BAĞLI"

Trump’ın vergi reformunu sorunsuz bir şekilde Senato'dan geçirmesi durumunda Fed'in normalleşme sürecini hızlandıracağını bunun da doları destekleyeceğini tahmin ediyoruz. Bu senaryoda Avrupa Merkez Bankası’nın da Fed'i takip etme ihtimali artacağı için gelişmekte olan ülke para birimlerinin gelişmiş ülke para birimleri karşısında hızla değer kaybettiğini görebiliriz. Bu senaryoda dolar/

TL'de yılın geri kalanında 3.70 üzerindeki rakamları dahi görebiliriz. Aksi bir durum söz konusu olur ve Trump bir kez daha hayal kırıklığı yaşayacak olursa Fed’in normalleşme sürecinin geciktiği, doların hızla değer kaybettiği bir sürece de girebiliriz. Bu durumda da 3.50 ve daha altı yeniden gündeme gelebilir. Faiz tarafında ise iç gündem daha belirleyici olacaktır. Ekim ve Kasım aylarında artmasını beklediğimiz enflasyonun faizler tarafında aşağı yönlü marjı daralttığını düşünüyoruz. Ancak ocak başında açıklanacak aralık ayı enflasyonu ile yıllık enflasyonun yeniden tek haneye yaklaşabileceği beklentisi ve gelecek yılın ilk yarısında baz etkisi nedeniyle enflasyonun düşeceği inancı yılın son bölümünde faizlerde yeniden bir düşüş getirebilir. Bu dönemde yüzde 12 üzerindeki gösterge faizin, yılın son günlerinde yüzde 11.50 civarına gerilediğini görebiliriz.

"GERİ ÇEKİLMELER ALIM FIRSATI”

Piyasalar doğası gereği riski ve fırsatları bir arada barındıran bir yapıya sahip. Riskin ve getirinin birbirinin ayrılmaz parçaları olduğunu ve bu risklerin çoğu zaman cazip fırsatlara dönüştüğü göz önünde bulundurmalı. Önemli olan bu tür zamanlarda en kötü senaryoda dahi yönetilebilecek ölçüde risk alabilmektir. Türkiye açısından baktığımızda TL varlıklar için en önemli risk göstergelerinden biri CDS primleri. CDS primlerindeki düşüş Türkiye risk algısındaki iyileşmeyi gösteriyor. Algıdaki bu iyileşme Türkiye'ye yönelik sermaye girişini hızlandırdı. Geçmiş yıllarda 200'ün altındaki CDS primleri TL varlıkların pozitif ayrışma dönemleri olmuştu. Benzer eğilim son aylardaki CDS primlerindeki düşüşlerde de görüldü. Son aylarda artan jeopolitik ve siyasi risklere karşın CDS primlerinin 200 altında kalması olumlu. Gelecek aylarda CDS primlerinde ani yükselişler görülmediği sürece, yatırımcıların TL varlıklardaki geri çekilmeleri alım fırsatı olarak değerlendirmelerini öneriyoruz.