Canlı Destek Al

Gedik Yatırım CEO'su Onur Topaç'ın Borsa Gündem Röportajı (12.12.2017)

27’sinde zirvedeki koltuğa oturdu. Sermaye Piyasalarını analiz masasına yatırdı, projeler hazırladı. İlk büyük atak dijital. Daha başka neler var? Gedik Yatırım CEO’su Onur Topaç, ilk Borsa Gündem’e konuştu.

SERAP SÜRMELİ – BORSAGUNDEM.COM / ÖZEL HABER

Baba sözü dinledi, Londra’ya gitti.
Şimdi, yüreğinin getirdiği yerde…

*
Randevumuz saat 15’te. Genel Yayın Yönetmenimiz Orhan Pala’ya birlikte biraz erken gidiyoruz. E-5’te Gedik’in ‘Kartal’ yuvasındayız. Sermaye Piyasalarının öncü aracı kurumunda, sektörün genç CEO’su Onur Topaç karşılıyor bizi. Heyecanı hissediliyor. Hareketli, samimi, güler yüzlü. Atmosfer sıcak ancak sözcüklerinin arkasındaki kendinden emin hava hepsinden önemli. Güven verici…

Sektörün önemli aktörlerinden Gedik Yatırım’ın ‘zirvesi’ne tırmanalı – ki tepeden inmemiş, içerden çalışarak yükselmiş - daha 40 gün oldu ama sanki bu gemiyi yıllardır yönetiyormuşcasına usta. Ee ne de olsa baba da büyük usta. Borsa dünyasının duayen isimlerinden Gedik Yatırım’ın patronu Erhan Topaç, ofisteki kısa bir sohbetin ardından, tıpkı ‘kaptanlık’ gibi sözü de oğluna bırakıyor. Aradan çekiliyor…

Koca bir gelecek ona emanet

Gedik Yatırım’ın yeni CEO’su Onur Topaç, konuşuyor. Genç CEO konuştukça, bombalar arka arkaya patlıyor…

Evet, 27’sinde omuzlarına yüklenen sorumluluk gerçekten kritik… Sırtladığı sadece şirketin tabelası değil! Çalışanlar, yatırımlar, binlerce insanın tasarrufları da onun zekâsına bakıyor; girişimlerini, fark yaratacak adımlarını bekliyor. Koca bir gelecek artık ona emanet ediliyor.

Evet, beden enerji dolu, hareketler tez, ‘yolun yarısı’na epey bir zaman var belki ama olgunluk yaşı hayli ileri! Çünkü çok erken başlamış bu işe! Daha 9’undayken Tophane’de borsanın kokusunu içine çekmiş bir kere. Yatırımın ne kadar ciddi olduğunu daha o yaşta kavramış. Bir yöneticide olması gereken dikkat meziyeti, yakaladığı bir hatayla yıllar önce çıkmış ortaya. Yani, büyük sinyal küçük yaşta alınmış!

18’ine bastığında bir yanda okul, bir yanda kanına giren İMKB, eğitimden zerre taviz vermeden hisse alıp satmaya başlamış. Kaybettiği de olmuş, kazandığı da. Ama yapılacakla  yapılmayacakları beynine kazımış. “Ben bilirim” cakasını ise hiç satmamış! Teşhisi kendi koymuş, “Ben trader değilim, stratejistim…”

Yeni görevindeki ilk röportajını Borsagundem.com’a veren Onur Topaç, zirve yolculuğunu anlatmayı sürdürüyor. Duygu yoğunluğu, hissettiği, hissettirdiği gurur gözlerinden belli, parlıyor.

Eğitim rüzgarı, üniversiteye uçuruyor Topaç’ı. ‘Koç’ gibi Endüstri Mühendisliği okuyor. Topaç Ailesi mutlu, memnun. Her genç gibi Onur da hayaller kuruyor. Üniversitede 4’üncü sınıfa geçmeye hazırlandığı günlerde, bir yıl sonra bir fabrikada staj, ardından işbaşı yapmayı planlarken, Forex Tebliğini eline tutuşturan Erhan Topaç, “Bu işi Türkiye’de pek bilen yok, sen bir Londra’ya git, şu işi bir öğren bakalım” diyor. Mevsim yaz, ders yok, hemen uçuyor. Bir buçuk ay FXCM’de terliyor. Yağmurlu bir günde, bir kafede, kahvesini yudumlarken, vatanını, İstanbul’u düşünüyor. Özlem de var tabi ama kafasını asıl kurcalayan piyasalar. Ve haliyle baba mesleği…

Cümlesini kesiyor, duruyor, derin bir nefesle adeta Londra’ya dönüyor o an. Anlatıyor. Hayatına yeni bir anlam katacak, yeni bir yön verecek kararını nasıl aldığını? “Kendime, bu işte de matematik var, sen de mühendissin, bu işlere biraz kafan basarsa neden olmasın, dedim” diyor.

İşte o gün, o dakika, Gedik’te yeni bir çağ açılıyor…

Dev bir sektör analiz masasında

Fazla vakit yitirmeden, internet ve mobil devriminin bankacılığa getirdiği gelişmeleri irdeleyen, bu açıdan bakılınca sermaye piyasalarının geri kalışını daha net gözlemleyen, forex piyasasını, borsanın artılarını, eksilerini, işlemlerdeki yavaşlığı, hisse alıp satışlardaki bilgisizliği, beceriksizliği, yetersizliği analiz masasına yatırdığını ifade ediyor Onur Topaç. Belli ki saat gibi işleyen bir beyinde, “Şu an dipte ama hızla çıkacaktır” dediği dev bir sektör süzgeçten geçiyor.

İngiltere dönüşü Gedik Yatırım’da kapılar açılıyor. Ama ardına kadar sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Patron oğlu diye gelir gelmez, tepeden paraşütle CEO koltuğuna oturmak yok! Evet, çıraklık bitmiş ama ya kalfalık? Ne de olsa daha yeni! Gedik’in yeni kurulmakta olan yatırım bankacılığı tarafında uzman yardımcısı olarak görev alıyor. Bu arada Özyeğin Üniversitesi’nde finans mühendisliği üzerine yüksek lisansa adım atıyor.

Manzaradaki sis bulutu dağılıyor. Onur Topaç, CEO odasına torpilli olarak koşmuyor, aşama aşama bilgi, detay, yetki yükleniyor. Sorumluluk öğretiliyor.

İsteyen Twitter hissesi alabilecek

Endüstri üzerine finans mühendisliği eğitimi almanın nasıl bir vizyon patlamasına yol açtığını dile getirirken, cümleleri ‘yeni projeler’le dolup taşıyor Topaç’ın. Her söz yeni bir ürüne çıkıyor. Onu dinlerken insan, “meğer ne çok eksik varmış piyasalarda” demeden geçemiyor. 

Onur Topaç’la birlikte Gedik’te dijital alanda gözle görülür bir ilerleme kaydediliyor. Adımları ses getiriyor. GedikTrader’dan bahsederken kıvanç duyuyor. 9 ay içinde yatırımcıların yüzde 50’sinin yeni platformu kullandığını, şu an günde 4 bin kişinin girdiğini, hedefin 2018’de 10 bin kişi olduğunu söylüyor…

Ve ilk bombayı patlatıyor. “3 ay içinde Amerikan hisseleri de bu platformda yer alacak.” 

Yatırımcı odaklı atılımları soruyorum. Merkezi satış ekibi kurduklarını ifade ediyor. Hedefler büyük; 15 milyon TL yatırımla, 15 yeni şube açmak, çalışan sayısını yüzde 30 artırmak. Ama 3 yıla yayarak.

Türkiye Gayrimenkul A.Ş. de ne?

Hiç şikayeti yok mu? Olmaz mı? En başta türev ürünlerin yavaş ilerlediğinden dertleniyor genç CEO. Sitem ederken boş atmıyor çünkü, proje öneriyor. Örnek mi? İşte, Türkiye Gayrimenkul A.Ş. “Bu da ne?” demeye kalmadan ekliyor. “Türkiye’nin bütün taşınmaz varlığı bu Gayrimenkul A.Ş.’nin içerisine konsun, onun üzerinden finansman bulalım.” Ama sıkıntı bu kadarla sınırlı değil! “Sermaye piyasaları gelişecekse bu tarz ürünlerin önü açılması lazım” şeklinde konuşuyor.

Ardından kritik bir mesaj geliyor. “3. Havalimanı ürünleştirilebilir”. Öneri, bir kenara atılmayacak kadar dikkat çekici. “Şirketleştirilebilir, gelirine ortak yapılabilir. Bu iş için 1 milyar toplanacak deseniz, merak etmeyin toplanır” ifadesinde gizlediği “Nasıl?”ı hemen yanıtlıyor. Hem de “Çok da rahat yapılır” diyerek. İşaret ettiği kaynak ise 650 milyar TL. Vay canına! Peki, nerede? Bireysel mevduatlardaki serveti işaret ediyor Topaç. 650’de 1’i, devede kulak demeye getiriyor.

Sohbet yatırımcılara geliyor. Acaba neler söyleyecek, hangi mesajları verecek? ‘Bay Tecrübe’ Erhan Topaç’ı tanıyoruz, düşüncelerini biliyoruz ama genç Topaç’ı gerçekten merak ediyoruz.

 “Yatırımcı parasının yönetimine bize bıraksın, arkasına yaslansın”

Dolanmıyor, lafa direkt giriyor. “Yatırımcılar arkasına yaslansın, parasının yönetimini bize bıraksın.” ‘Kesin’tisiz devam ediyor. “Portföy yönetiminde, yatırım danışmanlığında bizi dinlesinler.” Niye? Diyor ki, çünkü, “Kendi kendilerine karar vermeye kalktıklarında sonucu belli…”

SPK’nın geçen yıl yayınladığı ve forex’te ahlaki bir duruşla yeni bir düzenleme getiren tebliğini çok beğendiğini söylüyor Topaç. Sektör için en güzeli olduğunu vurguluyor. “Dünya çapında bu anlamda bir örneği yok.” 1/25 kaldıraç oranı da ona göre “en ideali!”

Yatırım kuruluşları ve yatırımcı azlığı Onur Bey’in de kafasını bir hayli meşgul eden bir konu. Üzülüyor ama beklemiyor, çözüm üretiyor. Önerilerini SPK ve MASAK ile paylaşmışlar bile. Şimdi gözleri Otorite’de…

2018’de endekste beklenti 130 bin puan

Gedik Yatırım olarak 2018’den beklentileri, şirketin sürpriz projelerini de açığa çıkarıyor. Onur Topaç, Kitle Fonlaması Tebliği’nin yürürlüğe girmesini çok önemsiyor. Ankara’ya, Ekonomi Yönetimine mesaj göndermeyi de ihmal etmiyor! “ Devletin bazı projeleri fonlamasını istiyoruz. Şu anki yapıyla bunu ne banka yapabilir ne biz yapabiliriz. Ama kitle fonlamasıyla milli arabayı bile fonlatırız.”
Gedik’ten bir babayiğit doğuyor!

Son bomba ise borsa… Endeksteki beklentisi 130 bin genç borsacının. Bu öngörüde bir engel de tanımıyor. Borsagundem.com okurlarını unutmuyor, 10 hisse öneriyor. İsim isim sayıyor. İçinde getiri potansiyeli yüzde 27 olan da var, yüzde 46 olan da. Ama biri var ki, yüzde 100. Adı da…

Tecrübe abidesi borsacı babanın oğlu, eğitimli, vizyonu geniş, cesur ve girişimci ruhlu genç CEO, Borsagundem.com’a konuşuyor. Onur Topaç, kendini, Gedik Yatırım’ı, hedeflerini, sektörü ve sermaye piyasalarına can suyu projelerini anlatıyor…

HAYATININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN TEBLİĞ

-Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği eğitimi aldığınızı biliyoruz. Sermaye Piyasaları nereden çıktı? 

Onur Topaç: Gedik’in hikayesinin başladığı yer olan Tophane şubesinde büyüdüm sayılır. Yıl 1999, ben 9 yaşındaydım. Her gittiğimde zaman geçirmem için bana emirleri ve ordinoları kontrol ettirirlerdi. Hatta bir gün bir konuda hakkında bir hata bulmuştum, ben bulmasam 5 dakika sonra çok rahat fark edilecek bir hataydı. İşte, “9 yaşında bir çocuk hatayı buluyor, siz nasıl bu hatayı yaparsınız?” diye patron çok kızmıştı. Benim için çok basit bir hataydı ancak  işte o zaman bu sektörün ne kadar ciddi bir yer olduğunu anladım. O günden sonra lise ve üniversite hayatı derken aslında üniversite ikinin sonuna kadar bu sektörü hiç düşünmedim. Ben Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve aklımda bir fabrikada staj yapıp arkasından üretim alanında yeniliklerin içerisinde olabileceğim bir alanda çalışmak vardı. Fabrikalar robotlarla çalışmaya başlayacağı dönemde ben de başından tutmuştum. Sonraki yaz ise ikinci bir staj yapma zorunluluğum vardı.

Sonra Forex Tebliği gelince babam, şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı, “Bu işi Türkiye’de pek bilen yok, sen bir Londra’ya git, şu işi bir öğren” dedi. Ben de üniversite 4’e geçmeden 1,5 ay Londra FXCM’de staj yaptım. Ondan sonra kendime “Bu işte de matematik var, sen de mühendissin, bu işlere biraz kafan basarsa neden olmasın?” dedim. O zamanlar sektörde gördüğüm en büyük eksiklik şuydu; hisse analizi yapan ama sektör nasıl gelişire kafa yormayan insanlarla doluydu. Sektörün de düşük karlılığı neticesinde sadece günü kurtarmak için çalışıyor, sektör nasıl gelişir, yeni neler yapmalıyız diye düşünen kimse yoktu. İnternet bankacılığı ve mobil bankacılıkta bankacılık o kadar gelişmişken sermaye piyasaları bu trendi yakalayamadı.
Bakın o bahsettiğim yıllarda ne yatırımcıya özel bir şey sunabiliyorduk, ne bir kurumun diğerinden farkı vardı. Veya insanların aradığı şeyi vermiyorduk. Mesela internet bankacılığının en büyük faydası, bilgisayar aşinası düşük insanın bile bir işi çok kolay yapabilmesi. Bizde ise insanları çok zorluyoruz. Yatırımcının bin lira veya 10 bin lirası var, bir hisse alacak ama kaç Hisse alabilir, o platformların hiç birinde hesaplayamaz. Çok basitten gidiyorum. Sermaye piyasaları gelişmiyor diyoruz ama hiçbir şey yapmıyoruz aslında. Sonuç olarak yatırım yapılmadı.

“SEKTÖRÜN GELİŞMESİ İSTENİYORSA BAZI ŞEYLER YAPILMALI”

- İngiltere dönüşü nasıl bir manzarayla karşılaştınız? Forex düzenlemesi hakkındaki düşünceniz nedir?

Onur Topaç: İngiltere’den döndüğüm zamanlarda forex ekibi yeni kuruluyordu. İngiltere’de forex bizden biraz farklıydı. Bizdeki gibi tek değil, kişiye göre oran skalası vardı. Daha küçük yatırımcı tarafında ise esnemeleri kolay olmuyordu. Bakın, Kaldıraçlı İşlemler yalnızca Dolar/TL veya diğer çaprazlar değil bütün ürünler var. Gedik Yatırım olarak aynı görüşte olmadığımız kısım tek bir ürün (TL çiftleri) üzerindeki hareketten, bütün yatırımcı kitlesini etkileyen bir değişiklik yapıldı. Kurumsal ve profesyonel yatırımcılar tarafında daha esnek davranılabilirdi. Belirli bir büyüklük altındaki yatırımcıların Kaldıraçlı İşlem yapması zaten riskli, biz de önermiyoruz ancak geri kalan yatırımcı kitlesi için eskisi kadar olmasa da belirli bir ölçüde esneklik sağlanması doğru olacaktır.

Bankacılık sektörü belli bir yere kadar gelişti. Ama bizim sektörün gelişmesi isteniyorsa bazı şeyler yapılması lazım. Mesela kurumsalda bir çimento şirketinin sahibisiniz, dolar bazında riskiniz var; gidiyorsunuz, bankada size 1 milyon dolar teminatla, 100 milyon dolarlık risk aldırabiliyorlar ya da hedge etmek amaçlı. Biz aynı işlemi bu bağlamda, bu piyasada yapamıyoruz. Neden? Yapılamayan bir işlemi engelliyor olsaydık haklılar. Bu sektör kesinlikle buna karşı olmazdı. Ama bankacılık tarafında yapılan bir işlemin aynısının forex piyasası dendiği için yapılamaması doğru değil. Bakın bu yapılan işlem kötü bir şey de değildir, sizin 100 milyon dolarlık riskiniz varsa 100 milyon Dolar para yatıracak haliniz yok ki. Paranız yok zaten. Belli bir teminatla kaldıraçla bu işlemin yapılması lazım.

Geçen sene gelen forex düzenlemesi aslında sektör için gelmiş en güzel düzenlemeydi. Dünya çapında da bu anlamda örneği yok. Hem Takasbank’ın karşısında durduğu hem de ürün bazlı kaldıraç yapısı vardı. Oranlar daha aşağıya revize edilebilir, bizce 1/25 kaldıraç oranı en ideali.

GAYRİMENKUL ÜRÜNÜ YARATMAK ADINA “TÜRKİYE GAYRİMENKUL A.Ş KURULSUN” ÖNERİSİ

-Gedik Yatırım’da çalışma hayatınız nasıl başladı? Sizce sektörde eksiklik var mı?

Onur Topaç: İngiltere’den döndükten sonra Gedik’in Yatırım Bankacılığı tarafı kuruluyordu ve ben orada uzman yardımcısı olarak işe başladım. Oralar biraz geliştikten sonra aynı sene Özyeğin Üniversitesi’nde Finans Mühendisliği üzerine yüksek lisansa başladım.

Türkiye’de türev ürünler yavaş ilerliyor. Bankacılık tarafında bu ürünler gelişmiş olsa da hala gidecek çok yol var. Dolar ve TL ürünlerinde çok yapılıyor ama diğer hammadde ürünleri üzerinden yapılacak veya gayrimenkul üzerine yapılacak çok ürün var. Sermaye Piyasaları yeni ürünlerle gelişecek. Örnek; Son zamanlarda çok söz edilen Varlık Fonu’na benzer,  Türkiye Gayrimenkul A.Ş. diye bir yapı kurulup Türkiye’nin bütün gayrimenkul varlığının (arsalarının ve benzerlerinin) bu gayrimenkul AŞ’nin içerisine konup, onun üzerinden finansman bulalım. Bu şirkete vatandaşlarımıza da tasarruflarıyla ortak olma fırsatı verelim, aylık ödeme ile belirli bir gelir kazancı da sağlasınlar. Çünkü orada ciddi bir mal varlığı olacak. Sonra oraya gidersiniz, alt bir şirket İstanbul Gayrimenkulleri A.Ş. kurarsınız, o gider borçlanır. Burada yapılabilecek ürünler çok. Ama bu işin finansal mühendislik bacağı olması lazım. Türkiye’de bu alanda eğitim tarafı maalesef ciddi eksiklik. Bu bölüm Türkiye’de şu an 8 üniversitede var, benim okumaya başladığım dönemde yalnızca 3 taneydi. Hepsi de Istanbul’da. Sermaye Piyasaları gelişecekse bu tarz ürünlerin önü açılması lazım… Mesela 3. Havalimanı ürünleştirilebilir ve çok da rahat yapılır. Gelirine ortak yapılabilir, şirketleştirilebilir ki yapılmalı. Deseniz ki bu iş için 1 milyar TL toplanacak, toplanır. Türkiye’nin tasarruflarının ileri gittiği bir noktada, 650 milyar TL bireysellerde mevduat var. 650 milyarın sadece 1 milyarından bahsediyoruz ki o projeye az da olsa finansman sağlar. Biz Varlık Fonu’ndan onun için çok ümitliydik çünkü, böyle ürünlerin yapılacağı yer orası ve dünyada da böyle.

“AMERİKAN HİSSELERİ GEDİKTRADER’DA YER ALACAK”

-Finans Mühendisliği’nin kazanımları projelere yansıdı mı?

Onur Topaç: Endüstri Mühendisliği üstüne Finans Mühendislik tarafında ilerlemem bana farklı bir bakış açısı getirdi. O zamanlar Gedik Yatırım olarak en çok yatırım yapan aracı kurumlardan birisiydik. Ben buraya geldiğimde kendimi faydalı gördüğüm alanlardan biri dijital tarafta dönüşüm ki GedikTrader (Türkiye’nin Yatırım Platformu) projemiz var. Bizim yatırımcılarımızın yüzde 50’si bu platformu kullanıyor, üstelik daha 9 ay oldu. 3 ay içinde Amerikan hisseleri de bu platformda yer alacak. Yani buradan girip Twitter hissesi alabileceksiniz. Bakın insanlar basit bir yerden, basit işlem yapmak istiyor. İsmini vermeyeyim ama bu tarz 2 platform var ve buradan işlem yapmak müşteri tarafından oldukça zor. Biz bu platformda veri de satıyoruz ve bu bahsettiğim 2 platforma da rakibiz. Tabi biz bunu bir yazılım firmasıyla beraber yapıyoruz ama sonuç olarak bütün hakları bizim. Şu anda GedikTrader’a giren istediği veri yayınını buradan satın alabiliyor. Bu diğer platformlarda yok mesela. Biz niş bir iş yaptık ve günde 4 bin kişi platforma giriş yapıyor. Hedef bir sene sonra 10 bin kişinin girmesi.

Bu arada portföy yönetim şirketleri çok çoğaldı ve çoğalmaya da devam ediyor. Aracı kurumlarda yapılan hatanın aynısı portföy yönetim şirketlerinde yapılıyor. Portföy yönetim ücretleri sıfıra yakın düştü. Bence şirketler portföy yönetim ücretlerine değil de başarı primine odaklansa ki para orada zaten…

“18 YAŞIMDAN BERİ HİSSE ALIP SATIYORUM”

-Hiç hisse senedi alıp sattınız mı?

Onur Topaç: 18 yaşımdan beri alıp satıyorum ama çok başarılı olduğumu söyleyemem. İnanın o konuda hiçbir zaman iddiam olmadı, olmayacak da. Ben stratejik olarak işi yönetirim ama o tarafta bana kimse bir şey sormasın. İlk işlem yaptığım zamanlarda nasıl para kaybedilir onu da gördüm. Ama sonrasında ne yapmanız gerektiğini anlıyorsunuz.

Bakın finansal okuryazarlık çok önemli ama çok da onu beklememek lazım çünkü, o bizim işimiz. Yatırımcıyı şuna ikna etmeliyiz; sen paranı getir, biz yönetelim. Ben hisse alırım, fon alırım, sen arkana yaslan, biz yapalım o işi. Baktığınızda o bizim işimiz. Yatırımcılar, portföy yönetimi veya yatırım danışmanlığı tarafında bizi dinlesin. Kendi kendilerine karar vermeye kalktıklarında sonucu belli.

Ben geldikten sonra Gedik Yatırım’daki en büyük değişiklik dijital alan ve yatırımcı odaklı servis diyebilirim. Bunların dışında daha fazla satış tarafında yatırımcıya dokunabilecek yapıyı kurmak. Bunun için de merkezi satış ekibini kurduk. Aynı zamanda şubeleşmeyi geliştiriyoruz. Her ne kadar gelişim dijitalde olacaksa da ülkemizin doğası gereği şubeleşme şart, sektörde geçmişte yaşanan durumlardan dolayı yatırımcı maalesef güven arıyor. Şu an 37 şubemiz var. 3 sene içerisinde şube sayımızı 15 tane daha artıracağız.

“MİLLİ ARABAYI BİLE FONLATABİLİRİZ”

-Kitle Fonlaması Tebliği konusunda neler söyleyeceksiniz?

Onur Topaç: 2018’de en önemli beklentimiz yeni bir ürün olan Kitle Fonlaması Tebliği’nin yürürlüğe girmesi. Gedik Yatırım olarak bu alanda da ilklere imza atmayı planlıyoruz. Tebliğin yürürlüğe girmesi akabinde sürpriz projeler ile yatırımcıların karşısına çıkmayı hedefliyoruz. Özelikle burada devletin bazı projelerini fonlamasını istiyoruz. Şu anki yapıyla bunu ne banka yapabilir ne biz yapabiliriz. Ama kitle fonlamasıyla milli arabayı bile fonlatabiliriz. Ya hisse bazlı yapılır ya da ürün bazlı yapılabilir. Kitle fonlamasının ana amacı, büyüme aşamasında şirketlerin krediyle finansman sağlaması yerine şirketin içine sermaye koyup yatırımcılarla işi büyütmek. Bu kitle fonlamasını şu an için yalnızca yatırım kuruluşlarının yapması bekliyoruz. Sonuçta önemli bir iş…

-Türkiye’de bunun içini dolduracak kadar startup var mı?

Onur Topaç: Bu konuda Gedik Girişim tarafında iki sene önce yeniden bir yapılanmamız oldu. Bu çatı altında startuplara yatırım yapıyoruz. İki sene içerisinde 40’ın üzerinde yatırım yaptık, yalnızca teknoloji şirketleri var. Erken aşama şirketlere hep kuruluş veya büyüme aşamasında yatırım yapıyoruz ve geliştirip bir üste taşıyoruz. Kendi kaynaklarımızla bu kadar şirkete erişebiliyorsak, kitle fonlaması ile çok daha geniş kitlelere erişebiliriz. Türkiye’de bu alanda çok büyük potansiyel olduğunu düşünüyorum.

 “GEDİK YATIRIM OLARAK SERMAYE PİYASALARINA İNANIYORUZ”

- Şube, çalışan, platformlar adına bundan sonraki hedefleriniz neler?

Onur Topaç: Ülkemizin finansmana erişim için büyütmek zorunda olduğu en önemli kanal. Türkiye, hedeflerine ilerleyecekse ki ilerleyeceğine gönülden inanıyoruz, bu büyümenin en önemli kaynağı Sermaye Piyasalarından gelecek. Bankacılık sisteminin doğal sınırlarına eriştiği bu dönemde, akıllara hemen Sermaye Piyasaları gelmektedir. Varlık Fonu’nun da gerçek anlamda aktif hale gelmesiyle birlikte ciddi aktivite olmasını bekliyoruz.

Sektörümüz şu an için en diplerde ve bundan sonra hızla ilerleyeceğini düşünmekteyiz. Gedik Yatırım olarak, sektörümüze olan inancımızı artan şube sayımızla (önümüzdeki 3 senede şube sayımızı %50 artırmayı hedefliyoruz), artan çalışan sayımızla (önümüzdeki 3 senede çalışan sayımızı %30 artırmayı hedefliyoruz) ve yaptığımız yatırımlarla (önümüzdeki 3 senede 15 milyon TL’ye yakın teknolojik altyapı ve şube yatırımı hedefliyoruz) göstermekteyiz. En önemli yatırımımız GedikTrader (Türkiye’nin Yatırım Platformu), bu platformu geliştirmeyi başlarken ana hedefimiz sadece Gedik Yatırım’da hesabı olanlara değil bir yatırım platformu olarak tüm Türkiye’nin erişimine açmış bulunmaktayız. İlk senesinde bu doğrultuda 25.000 kişiye erişmiş, Gedik Yatırım içerisinde ise ilgili gelir kalemlerinde %20’lik bir pay elde etmiştir. Önümüzdeki iki senede bu sayının 100.000’e çıkmasını hedeflemekteyiz.

“SERMAYE PİYASASI YENİ ÜRÜNLERLE GELİŞECEK”

- Sermaye Piyasasının gelişmesi için ne yapılmalı?

Onur Topaç: Sermaye Piyasası’nın gelişmesini beklerken, mevcut ürünlere ek olarak uluslararası alanda kullanılan ürünler ve aynı zamanda yenilikçi ürünlerin sunulması gerekmektedir.
Özel sektör tahvilleri, sukuk, girişim sermayesi yatırım fonları ve ortaklıkları, gayrimenkul yatırım fonu ve ortaklıkları, gayrimenkul sertifikaları, altyapı gayrimenkul yatırım ortaklıkları gibi uluslararası normlarda alternatif finansman modelleri ile ilgili düzenlemeler SPK tarafından yapılmıştır. Önümüzdeki senelerde bu finansman modellerine ilginin artacağını bekliyoruz ve önemli boyutlara ulaşmasını bekliyoruz.

“2018 HALKA ARZDA REKOR SENESİ OLACAK”

-Halka arzlar için ne düşünüyorsunuz? Eski hayal kırıklıklarının tekrarlanmaması için öneriniz nedir?

Onur Topaç: 3-4 milyar dolar civarı birincil halka arz ile en son 2010 yılında kırılan rekor (2.2 milyar dolar) kırılacaktır. Büyük halka arzların, bir iki aydır duraklayan borsaya tekrardan canlılık ve yeni rekorlar getirmesini bekliyoruz. Borsanın 2017 yılındaki performansı kuruluşları halka arza teşvik etmekte ve son senelerde ciddi azalan halka arzların sayısının önümüzdeki dönemde ciddi artacağını öngörüyoruz.

Burada dikkat edilmesi gereken unsur, yatırımcı dostu şirketleri borsamıza kavuşturmak ve eskiden yapılan hataların tekrarlanmaması. Yatırımcı sayısının artmasında ve yatırımcı ilgisinin borsamıza yönelmesinin önündeki tek engel güven. Bunu bütün Sermaye Piyasası paydaşları olarak el attığımız noktada, güven ortamını geliştirmemek için hiç bir sebep bulunmamaktadır. 

Sermaye Piyasası Başkanı Vahdettin Ertaş’ın da geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Sermaye Piyasası Kongresi’nde belirttiği üzere “Finansman kaynaklarına erişimi kolaylaştırabildiğimiz, çeşitlendirebildiğimiz ölçüde hem proje maliyetleri aşağıya çekilecek hem de planlanan tarihlerde yatırımların tamamlanması kolaylaşacaktır.”

Gedik Yatırım olarak daha iyi yapabileceğimizi düşündüğümüz bu alanda ekibi çok daha geliştirmeyi, Yatırım Bankacılığı alanında çok daha aktif olmayı hedefliyoruz.

“SERMAYE PİYASALARI YATIRIMCI SAYIMIZ ÜLKEMİZE YAKIŞMIYOR, MESAFELİ HESAP AÇILIŞI ŞART”

-Yatırımcı sayısındaki sıkıntı nasıl aşılır sizce?

Onur Topaç: Son senelerde çokça dile getirilen, bir türlü çözüm bulunamayan yatırımcı sayısı borsanın rekor kırdığı bir senede beklentilerin çok altında artış (20.000) göstermektedir. Böyle dönemlerde de gelişim sağlanamıyorsa altyapıda bir sorun olduğunu öngörmek gerekir. Bu durumda en kritik konu sermaye piyasalarına kolay erişim. Yatırım kuruluşlarının bulundukları illere bakıldığında, il nüfusuna oranlar çalışan sayısının çok az olduğu görülmektedir. Hatta Türkiye’nin hemen hemen yarısına yakın ilde yatırım kuruluşu bulunmamaktadır veya sayıca çok azdır. Hesap açılması da bu noktada çok zorlaşmaktadır. Maalesef yatırım kuruluşları, mesafeli bir şekilde hesap açamamakta, yatırımcılara piyasalara kolay erişim ortamı sağlayamamaktadır. Erişimin çok kolay ve hızlı olduğu e-ticarette ve elektronik ödeme çözümlerinde çok hızlı büyüme gösteren ülkemizde, aynı gelişimi sektörümüzün de gösterebileceğini öngörmek hatalı olmayacaktır.

Tabana yayılmaya yatırım yapan bir kurum olarak, bu alanda atılım yapılması amacıyla e-devlet üzerinden MKK ile entegre, hem güvenli hem de kolay bir uygulama önerimizi SPK ve MASAK ile paylaştık. 2018 içerisinde yürürlüğe girmesini beklemekteyiz. Gelişimin önündeki önemli bir engelin bu sayede açılacağını düşünüyoruz.

“2017 TÜRKİYE VE GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLER İÇİN ÇOK İYİ BİR SENEYDİ, 2018 DE BENZER BİR YIL OLABİLİR”

-2018 için öngörünüz nedir?

Onur Topaç: 2017 yılına başlarken birçok belirsizlik olmasına rağmen, bu belirsizliklerin sistematik bir krize dönüşmediğini hatta ekonomilerin büyümedeki ivmesini artırdığını gördük. Ekonomilerdeki büyümelerle birlikte birçok ülkede hisse senedi endekslerinin yükselişlerini devam ettirerek tarihi zirvelerine ulaştığına şahit olduk. Türkiye de küresel ölçüdeki bu pozitif atmosferi en azından yılın ilk 9 aylık döneminde değerlendirmesini bildi. Yüksek büyüme ve Borsa İstanbul’daki tarihi rekorlar bu trende ayak uydurulduğunun en iyi göstergesi oldu. Yılın son bölümünde ise jeopolitik ve küresel siyasi gelişmeler Türkiye’nin emsallerinden negatif ayrışmasına neden oldu. Buna rağmen 2018 yılında 2017 yılına göre büyüme hızında bir miktar yavaşlama olacağı öngörülse de 2018 yılında büyüme hızının en azından gelişmekte olan ülkeler ortalamasına yakın bir seviyede seyredeceği beklentisi oldukça kuvvetli.
IMF 2017 ve 2018 yıllarında dünya ekonomisinin büyüme hızının sırasıyla %3,6 ve %3,7 gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızının ise sırasıyla %4,6 ve %4,9 olacağını öngörüyor.  2017 yılında %6’nın üzerinde gerçekleşmesini beklediğimiz büyüme ile Türkiye,  Çin, Hindistan, Filipinler ve Malezya gibi ülkelerle birlikte en hızlı büyüyen ülkeler liginde yer alıyor. Türkiye’nin sergilediği bu performansta şüphesiz ki yılın ilk aylarında devreye alınan Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) etkisi oldukça yüksek oldu. 2018 yılında büyümedeki Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) etkisinin zayıflaması ile büyümenin daha sürdürülebilir seviyeler olan %4-5 aralığına gerilemesi muhtemel görünüyor.

“ENDEKSİN 130 BİNE ERİŞMESİNİN ÖNÜNDE HİÇ BİR ENGEL BULUNMAMAKTADIR”

-Borsa için beklentileriniz nedir?

Onur Topaç: Borsa tarafına bakacak olursak, MSCI Gelişmekte olan Piyasalar Endeksi 2017 senesinde dolar bazında %30 civarında artış gösterirken, Borsa İstanbul 100 Endeksi’nin bu artışın biraz altında kalarak %25 civarında (Türk Lirası’ndaki değer kaybı öncesinde – eylül 2017 - bu oran %45 civarındaydı) artış gösterdi. 2018 senesinde anormal olaylar yaşanmaması durumunda gelişmekte olan piyasaların gelişimine devamını öngörüyoruz. Borsa İstanbul tarafında ise 2018 senesinde jeopolitik ve siyasi gelişmelerin olumlu yöne evrilmesiyle olumlu seyrin devamı ve yeni rekorları da beraberinde getirecektir. Normal şartlarda Borsa İstanbul 100 Endeksi’nin 130.000’e erişmesinin önünde hiç bir engel bulunmamaktadır.

“SEKTÖRDE KONSOLİDASYON 2018 YILINDA DEVAM EDECEK… YATIRIM KURULUŞLARININ YATIRIM BANKASI OLMASININ YOLU AÇILMALI”

-Sektörde karlılık durumu nedir? Sıkıntı var mı? Varsa nasıl aşılacak?

Onur Topaç: Sektörde karlılık 2017 yılının ilk 9 ayında bir önceki senenin aynı dönemine göre, kaldıraçlı işlemler gelirlerdeki %50’ye varan düşüşe rağmen,  %150’nin üzerinde artarak beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti. Ancak daha yolun başında olduğumuza inanıyoruz. Sermaye Piyasaları, uzun zamandır atıl kalan, göz önünde bulunmayan bir yerden, hükümetimizin en üst kademesinin ilgi gösterdiği ve destek verdiği bir sektör haline büründü. Bu, çok daha iyisini yapmamız için bizleri motive ediyor. 2018 ve sonrasında çok daha iyi gelişmeler olacağını öngörüyoruz.

Diğer taraftan, Sektörde 2018 yılı içerisinde karlılık yakalayamayan ve boyut olarak rekabette sorun yaşamakta olan kurumlardan dolayı konsolidasyon sürecinin devam edeceğini bekliyoruz. Büyük ve daha güçlü sermayesi bulunan kurumların önümüzdeki dönemde sayısının artmasını bekliyoruz. Konsolidasyon süreci içerisinde belirli boyuta ulaşan yatırım kuruluşlarının yatırım bankası olmasının önünün açılması gerekiyor. Gerçekleşmesi durumunda, yatırım kuruluşlarının daha da büyümesinin önü açılır, sektörün beklentilerin çok da hızlı gelişimine sebep olacaktır. Bankacılık sektörünün gösterdiği gelişimi, eğer önü açılırsa, doğru ve gerekli düzenlenmeler yapılırsa Sermaye Piyasaları da gösterecektir.