Canlı Destek Al
  •  

    Gedik Yatırım ve Papara, Finfree’ye yatırım yaptı

    Türkiye’nin köklü yatırım kuruluşlarından Gedik Yatırım ile Türkiye’nin en büyük elektronik para ve ödeme hizmeti firmalarından Papara, Senih Mete Dal, Adnan Can Türkay ve Cem Ünüvar tarafından bir yıl önce kurulan tam kapsamlı mobil yatırım platformu Finfree’ye yatırım yaptı. Yatırım ile ilgili 21 Nisan 2021 tarihinde yapılan anlaşmaya Gedik Yatırım CEO’su Onur Topaç, Papara’nın Kurucusu Ahmed F. Karslı ve Finfree Kurucu Ortağı Senih Mete Dal imza attı. Fintech şirketlerinin ülkemizin ekonomik büyümesine ve ekonomimizin dünyaya açılmasında önemli katkıları olacağını belirten Onur Topaç, Gedik Yatırım’ın umut veren start-up yatırımlarına devam edeceğini söyledi.

    Gedik Yatırım ve Papara, bir yıl önce kurulan yeni nesil mobil yatırım platformu Finfree’ye yatırım yaptı. Gedik Yatırım ve Papara’dan yatırım alan Finfree’nin hedefi dünyaya açılmak ve uluslararası sermaye piyasalarında adından söz ettirmek.

    Onur Topaç: “Finans alanındaki fintech’lere yatırım yapmaya devam edeceğiz”

    Fintech sermaye girişimi yatırımı konusunda değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım CEO’su Onur Topaç, konu hakkında şunları söyledi: “Gedik Yatırım olarak 169 milyon TL ile tarihimizin karlılık rekorunu kırdığımız bir yılın hemen ardından, yolumuza hızla devam ediyor, farklı alanlara da açılıyoruz. Dünyada gelişen trendleri yakından takip ediyoruz. Sadece kendi platformlarımızla, şubelerimizle, çalışanlarımızla değil, farklı platformlarla da sermaye piyasası ürünlerini ülkemizdeki yatırımcılar başta olmak üzere dünyaya ulaştırma hedefindeyiz. Bu kapsamda hedef kitlesi belli, iş planını oluşturmuş ve büyümeyi hedefleyen sermaye piyasası ile ilgili olan girişimlere yatırım yapma arzusundayız. 20-35 yaş arası genç nesil yatırımcı sayısının son 1 yılda 3 katına çıktığı bir ortamda, özellikle o kitleyi hedefleyen Finfree’ye yatırım yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sayede genç segmentin de yatırım ürünlerine erişmelerine yardımcı oluyoruz. Finfree, inovatif ve kapsamlı yapısıyla yatırımcılarımıza yeni bir kanal ile yüksek değer önerisi sağlayacaktır. Senih Bey liderliğindeki genç ve dinamik bir ekiple büyük başarılara imza atacağına inandığımız Finfree uygulamasına inancımız tam. Buna benzer girişimlere önümüzdeki dönemde de yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

    Finfree, uluslararası sermaye piyasalarında adını duyurmayı hedefliyor

    Tam kapsamlı mobil yatırım platformu Finfree Kurucu Ortağı Senih Mete Dal, alınan sermaye desteği ile platformu global sermaye piyasalarına da açmak istediklerini bildirdi. Dal, gelecek planları hakkında şunları söyledi, “Finfree olarak ülkemizde milenyum kuşağının geleneksel sermaye araçlarıyla tanışması ve yatırımlarını yalın bir şekilde yönetebilmesi için çıktığımız bu yolda Gedik Yatırım ile Papara’dan destek almış olmak bizleri gururlandırdı. Finfree ile kullanıcılar borsa ile sorunsuz bir şekilde tanışıyor, ücretsiz şekilde yatırım eğitimini alıp, para ödüllü borsa yarışmalarına katılabiliyor.  Kendini finansal açıdan yeterli hissettiğinde uygulama üzerinden yatırım yapabiliyor ve portföyünü takip edebiliyor. Halka açık güçlü şirketleri keşfetmek, finansal oranlarını incelemek Finfree ile tamamen ücretsiz. Bu şekilde sermaye piyasalarına daha çok yeni nesil yatırımcı kazandırmayı hedefliyoruz. 4 ay gibi bir sürede 40 bin’den fazla kullanıcıya eriştik. Bu kullanıcıların 20 bini eğitimlerini tamamladı. Finfree kuruluşundan bu yana 4 ay gibi kısa bir sürede Türkiye’nin en büyük finansal okuryazarlık projelerinden biri oldu. Gedik Yatırım ve Papara’dan aldığımız finansal destek sayesinde dünyaya açılmak ve uluslararası sermaye piyasalarında adımızdan söz ettirmek istiyoruz” şeklinde sözlerini tamamladı.

    Ahmed Faruk Karslı: “Fintech girişimlerinin her zaman yanındayız”

    Papara’nın kurucusu ve CEO’su Ahmed F. Karslı, Finfree’ye yaptıkları yatırım hakkında şunları söyledi: “İçinde bulunduğumuz ekosistemle birlikte büyümeyi çok önemsiyoruz. Finfree’nin  finansal okuryazarlığın özellikle genç nesil içerisinde yayılması ve finansal ürünler ile yatırım araçlarına erişiminin artırılması hedefi bizim misyonumuzla da örtüşüyor. Bizimle benzer hedeflere sahip ve aynı yolda ilerleyen tüm girişimlerin yanındayız. Bu yüzden de gençlerin erken yaşta finansal dünyaya adım atmalarına katkıda bulunan ve eğitim olanaklarıyla bilinçli yatırım yapmalarını sağlayan Finfree’ye destek olmaktan oldukça mutluyuz. İşbirliğimizin büyük bir farkındalık yaratacağına inanıyorum.”

     

  • Gedik Yatırım Strateji Raporu'na göre TL'de zayıf seyir devam edebilir

    28.04.2021 13:52 | Son Güncelleme: 
    https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/gedik-yatirim-strateji-raporu-na-gore-tl-de-zayif-seyir-devam-edebilir/417996/

    Gedik Yatırım, Türkiye ve dünya piyasalarını mercek altına alan Gedik Yatırım Nisan 2021 Strateji Raporu’nu açıkladı. 2021 yılının ikinci çeyrek ve ötesi beklentilerine yer verilen raporda kısa vadede TCMB’nin faiz politikasında değişiklik yapmayabileceği, ancak yılın ikinci yarısından itibaren parasal gevşeme konusunda geçmişe göre daha cesur davranabileceği öngörülerine yer veriliyor. Buna bağlı olarak, bozulan yabancı yatırımcı algısında bir iyileşmenin zaman alabileceği vurgulanıyor.

    Gedik Yatırım Nisan 2021 Strateji Raporu’nu açıkladı. “Dalgalanma Sonrası Yeni Beklentilerimiz” başlıklı raporda, 2021 yılının geri kalanında ekonominin dünyada ve Türkiye’de nasıl seyredeceği yönündeki beklentiler, pazara ilişkin tahminler ve riskler ortaya konarak piyasaların değerlendirmesi yapıldı.

    Covid-19 aşısının uygulanmaya başlaması, ABD’de beklentilerin de çok ötesine geçen mali teşvik paketlerinin de desteğiyle küresel ekonomik aktivitenin hızlandığı belirtilen raporda, pandemi nedeniyle tedarik zincirlerine ilişkin sıkıntıların devam ettiğini, yaşanan arz sıkıntıları nedeniyle, hammadde ve navlun fiyatlarında görülen çok yüksek oranlı artışların küresel çapta enflasyon endişeleri arttırdığına da dikkat çekiliyor.

    GLOBAL EKONOMİK TOPARLANMA DEVAM EDİYOR

    Rapora göre, aşılama hızında ABD ve İngiltere dışında hedeflerin çok gerisinde kalınmasına ve tüm dünyada vaka artışları ve kısıtlamalara rağmen, global ekonomik aktivitedeki ivmelenme ilk çeyrek boyunca devam etti. Küresel ekonomik aktivitenin artması sonucu IMF %5,2 seviyesindeki 2021 yılı Global ekonomik büyüme tahminini, Ocak’ta %5,5’e, Nisan’da da %6,0’ya revize etti. En dramatik revizyon ise hem aşılamaya ilişkin daha hızlı gidişat, hem de 900 milyar $ ve 1,9 trilyon $’lık iki ayrı mali teşvik paketinin desteğiyle ABD ekonomisi için oldu. IMF ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahminini, Ocak raporunda %3,4’ten %5,1’e, Nisan raporunda ise %6,0’ya revize etti. ABD’nin 2021 yılı büyümesine ilişkin olarak, piyasada %8,0’e varan tahminler bulunuyor.

    YABANCI YATIRIMCI ALGISINDA ÖNEMLİ BİR BOZULMA OLDU

    Yurt içinde ise mart ayında TCMB’deki değişiminin, TL varlıklarda çok ciddi volatiliteye yol açtığına işaret edilen raporda, bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede önemli bir iyileşme olması beklenmediği vurgulanıyor. Raporda son 1 aylık dönemde hisse senedi ve tahvillerden yaklaşık 2,5 milyar dolarlık sermaye çıkışı yaşandığına da dikkat çekildi.

    Raporda önümüzdeki dönemde sıkı para politikası duruşunun korunması halinde, TL’nin mevcut seviyelerde dengelenmesini, hatta dışsal faktörlere de bağlı olarak bir miktar değerlenmesi olasılığına da yer veriliyor.

    TL, 2013 YILINDAN BERİ NEGATİF AYRIŞIYOR

    Mevcut enflasyon eğiliminin kısa vadede para politikasında gevşemeye izin vermediği belirtilen raporda, politika faizinin yıl sonunda %17,0 olacağı beklentisine yer verilirken, TCMB’nin yılın geri kalanında daha yüklü bir indirim süreci yürütmesi ihtimaline de işaret ediliyor.

    Gedik Yatırım Nisan 2021 Strateji Raporu’nda, TL’nin yılın genelinde zayıf kalabileceği ve daha önce 7,90 olarak öngörülen yıllık ortalama USD/TL kurunun halihazırda 8,20-8,25 olarak beklenildiği belirtiliyor.

    Raporda daha önce nisan ayında kabaca %17,0 seviyesinde zirve yapmasını beklenen TÜFE enflasyonunda mayıs ayında %18’li seviyelerine ulaşması öngörülüyor. Gedik Yatırım aynı zamanda daha önce %11,3 olarak açıkladığı sene sonu TÜFE enflasyonu tahminini %15,0 olarak revize ediyor.

    Raporda turizm ve inşaatta yaşanan devam eden zayıflığa karşın, imalat sanayi aktivitesinin halen çok güçlü seyrettiğine vurgu yapılırken, son dönemde parasal koşullardaki sıkılaşmanın, özellikle iç talepte kayda değer bir geri çekilme ihtimaline de yer veriliyor. Raporda, yılın ikinci yarısında negatif büyüme öngörülerine karşın, mevcut büyüme momentumu da dikkate alınarak tüm yıla ilişkin GSYH büyüme tahmini %3,5’te muhafaza ediliyor.

    Bütçe açığına ilişkin olarak raporda, devam eden güçlü vergi tahsilat performansı, kurumlar vergisi oran artışı ve hedeflerin çok üzerinde enflasyon nedeniyle, hükümetin 2021 yılı vergi geliri projeksiyonunun yaklaşık 65-70 milyar TL kadar aşılabileceği vurgulanırken, faiz-dışı harcama tarafında, %9,2’lik nominal artış hedefinin tutturulması da pek mümkün görünmediğine dikkat çekiliyor. Raporda “Bunlara bağlı olarak, 2021 yılı sonunda merkezi bütçe açığı/GSYH oranının %4,0’ün biraz üzerinde (%4,1 civarında) gerçekleşebileceğini düşünüyoruz” deniliyor.

    KISA VADEDE PARA POLİTİKASINDA GEVŞEME YOK

    Öte yandan, rapora ilişkin bilgiler veren Ekonomist Serkan Gönençler, mevcut enflasyon görünümünün kısa vadede para politikasında bir gevşemeye izin vermediği söyledi. Gönençler, sıkı para politikası duruşunun korunması ve kurda ek değer kayıplarının önlenmesi durumunda, üçüncü çeyrek içinde, muhtemelen Ağustos ya da Eylül’de bir faiz indirim süreci görülebileceğine dikkat çekti. “Mevcut durumda, politika faizini sene sonunda %17,0 civarında öngörmekle birlikte, TCMB’nin daha yüklü bir indirim süreci yürütmesi ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Son PPK metninden “gerekmesi durumunda ek faiz artışı yapılacağı ifadesinin” çıkarılması, TCMB’nin şartlar izin verdiğinde faiz indirim sürecini başlatma niyetini yansıtıyor olabilir. Özetle, bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede önemli bir iyileşme olmasını beklemesek de, sıkı para politikası duruşunun korunması, TL’nin mevcut seviyelerde dengelenmesini, hatta dışsal faktörlere de bağlı olarak bir miktar değerlenmesini sağlayabilir. Öte yandan, yapılacak erken bir faiz indirimi TL’de sert satışlara yol açarak, sonrasında para politikasında ek sıkılaştırma ihtiyacı doğurabilir. TCMB’nin kademeli faiz indirimine ilişkin zamanlaması, iç politikaya ilişkin ve jeopolitik gelişmeler (ABD, Rusya ve AB ile ilişkiler) ile birlikte küresel risk iştahının seyrine de (özellikle ABD 10-yıllık tahvil faizlerine ilişkin gelişmeler) büyük ölçüde bağlı olacak “şeklinde konuştu.

    BIST ENDEKSİ'NDE İSKONTO DEVAM EDİYOR

    Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Kerim Akkoyunlu ise, yatırımcıların, piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederek tercihlerinde dikkatli olmaları gerektiğini dile getirdi. Akkoyunlu, “TL Mayıs 2013’ten itibaren gelişmekte olan ülke para birimlerine nazaran çok daha fazla değer kaybına maruz kaldı. 2020 yılını %26’nın üzerinde bir getiri ile kapayan BIST-100 endeksi, 2021 yılına zor bir başlangıç yapmış olup, yılbaşından bugüne -%5’lik bir getiriye sahiptir. Bu gelişmeler ışığında, indirgenmiş nakit adımları modellerimizde kullandığımız risksiz faiz oranımızı %13.5’dan %16’ya yükseltiyoruz. BIST-100 Endeksi hedefimizi 1,750 seviyesinden 1,575 seviyesine düşürüyoruz. Endeks hedef değişikliğimizin ana nedeni artan faiz ortamı ile beraber, global anlamda da faizlerin artma riski olasılığını değerlemelere gerçekçi olarak yansıtmaktır.”

    Gedik Yatırım Nisan 2021 Strateji Raporu’nda öne çıkan satırbaşları:

    Makroekonomik Veri Tahminleri

    USD

    TÜRKİYE EKONOMİSİ

    -Son dönemde yabancı yatırımcı algısında önemli bir bozulma oldu
    -TCMB’nin kademeli faiz indirimine ilişkin zamanlaması, iç politikaya ilişkin ve jeopolitik gelişmeler (ABD, Rusya ve AB ile ilişkiler) ile birlikte küresel risk iştahının seyrine de (özellikle ABD 10-yıllık tahvil faizlerine ilişkin gelişmeler) büyük ölçüde bağlı olacak.
    -TCMB’deki başkan değişikliği sonrası hisse senedi ve tahvillerden yaklaşık 2,2 milyar dolarlık sermaye çıkışı yaşandı. Swap kanalından ise, Kasım-Mart dönemindeki 14,5 milyar $’lık girişin ardından 7,7 milyar $ çıkış oldu.
    -TL Mayıs 2013’ten itibaren (2016’nın sonlarından itibaren de artan bir oranda) gelişmekte olan ülke para birimlerine nazaran çok daha fazla değer kaybına maruz kaldı. TL yılın geri kalanında da zayıf seyretmeye devam edebilir.
    -Turizmle bağlantılı sektörler ve inşaatta devam eden zayıflığa karşın, imalat sanayi aktivitesi çok güçlü seyretmeye devam ediyor.
    -Parasal koşullardaki sıkılaşmaya bağlı olarak, yılın ikinci yarısında iç talepte önemli bir geri çekilme olabilir.
    -TÜFE enflasyonu üzerinde maliyet yönlü baskılar devam ediyor.
    -Vergi tahsilatındaki olumlu seyir bütçe açığını sınırlandırıyor.
    -Cari açıktaki potansiyel gerileme yılın başındaki beklentilere göre daha yavaş olabilir.

    KÜRESEL EKONOMİ

    -Global ekonomik toparlanma sürerken, ABD’de enflasyonist endişeler küresel risk iştahında bozulmaya yol açtı.
    -Uluslararası kuruluşlar küresel ekonomik büyüme tahminlerini yukarı yönlü güncellemeye devam etti.
    -IMF %5,2 seviyesindeki 2021 yılı Global ekonomik büyüme tahminini, Ocak’ta %5,5’e, Nisan’da da %6,0’ya revize etti. IMF ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahminini ise, Ocak raporunda %3,4’ten %5,1’e, Nisan raporunda ise %6,0’ya revize etti.
    -Büyüme tahminlerindeki iyileşme ve emtia fiyatlarındaki hızlı yükseliş trendi, ABD’de enflasyon endişelerini besleyerek, ABD’nin uzun vadeli tahvil faizlerinde hızlı bir yükselişi tetikledi. Seneye %0,9 civarında başlayan 10 yıllık tahvil faizi, şubat ayı ortalarında %1,5, mart ayı içinde de %1,7 seviyelerini aştı.
    -Covid-19 sonrası yaşanan tedarik zinciri sıkıntılarına bağlı olarak yaşanan hammadde sıkıntıları ve navlun fiyat artışları da enflasyonist riskleri arttırıyor.
    -Enflasyon endişeleriyle, 10-yıllık tahvil faizlerinde yükseliş beklenenden çok önce başladı. Piyasadaki genel kanı artık 10 yıllık tahvil faizlerinin 2021 yılı içinde %2,0 seviyesini aşacağına evrilmiş durumda. 10 yıllık tahvil faizleri %2,0’nin üzerine yükselse bile, tarihi diplerinde seyrediyor olacak.
    -Emtia fiyatlarının yanında, tedarik sıkıntılarına bağlı olarak navlun fiyatlarındaki artışlar da enflasyonist endişeleri besliyor.
    -Özellikle düşük gelirli ülkelerde aşılama hızı, sene başındaki hedeflerin çok altında bir hızda devam ediyor. Eğer aşılama aynı hızda ilerlerse, dünya genelinde herkesin aşı olması 3 yıldan fazla sürebilir.
    -Economist dergisinin araştırma birimi Economist Intelligence Unit'in (EIU) tahminine göre, gelişmiş ekonomilerde yetişkin nüfusun aşılanması 2022'in ortalarını bulacak. Orta gelirli ülkelerde bu takvim 2022 sonlarına, hatta 2023 başına sarkabilir. En yoksul ülkelerde ise yetişkinlerin aşılanması 2024'e dek sürebilir.

    2021’DE FIRSATLAR VE RİSKLER

    Gedik Yatırım Nisan 2021 Strateji Raporu’nda global ekonomiyi ve piyasaları konsensüs senaryosundan saptırabilecek fırsatları ve riskleri değerlendiriyor:

    Riskler

    -ABD’de enflasyonun öngörülerin de üzerine çıkmasıyla, ABD 10-yıllık tahvil faizlerinin %2,0’nin çok üzerine yükselmesi.
    -TCMB’nin erken (örneğin Haziran’da) bir faiz indirim süreci başlatması (ilk piyasa tepkisinin yönü ve boyutu konusunda dışsal faktörler de belirleyici).
    -Jeopolitik konular (genel olarak ABD, Rusya ve AB ile ilişkilerin seyri) de piyasalarda önemli dalgalanma yaratma potansiyeli taşıyor.
    -Uluslararası jeopolitik gerginlikler nedeniyle, petrol fiyatlarında ek yükselişler görülmesi.
    -Virüsün mutasyona uğramasıyla aşıların etkisiz kalması.

    Fırsatlar

    -ABD’de enflasyonun kontrol altında kalması.
    -Dünya genelinde aşılama hızındaki iyileşmeler ile Global ekonomik aktivitede (ABD dışında da) toparlanmanın beklentilerin üzerine çıkması.
    -TCMB’nin erken faiz indirimi endişelerine karşın sıkı para politikası duruşunu koruması.

    Gedik Yatırım Nisan 2021 Strateji Raporu’nun tamamına https://gdk.yt/Nisan2021Strateji adresinden ulaşabilirsiniz.

     

  • Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşlarından Gedik Yatırım, 2020 yılında 30 yıllık tarihinin net kar rekorunu 169 milyon TL ile yeniden kırdı. Açıklanan 2020 Yılı Finansal Sonuçları’na göre, Gedik Yatırım’ın aktif büyüklüğü, yüzde 128,5 yıllık büyüme ile 2,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirket, yüzde 98,6 büyüme oranı ile özsermayesini 338 milyon TL’ye yükseltti. Sektörde en çok şubesi olan şirketler sıralamasında birinci sırada yer alan Gedik Yatırım, 2020’de çalışan sayısındaki yüzde 14.8’lik artışla en çok çalışanı olan şirket kategorisinde ise ikinci sırada yer aldı. 

    Kuruluşundan bugüne 30 yıldır Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşları arasında yer alan Gedik Yatırım, açıklanan ‘2020 Yılı Finansal Sonuçlarına göre, karını yüzde 158.2 büyüttü ve 30 yıllık tarihinin net kar rekorunu da 169 milyon TL ile yeniden kırdı. Türk sermaye piyasalarının gelişmesinde önemli rol oynayan şirket, aktif büyüklüğünü ise yüzde 128.5 artırarak 2.5 milyar TL’ye ulaştırdı. Gedik Yatırım, yüzde 98,6 büyüme oranı ile öz sermayesini 338 milyon TL’ye yükselterek daha da güçlendirdi. Öz sermaye karlılığı ise yüzde 99 olarak kayıtlara geçti. Faaliyetlerini İstanbul’daki Genel Müdürlüğü ve ülke genelindeki 40 şubesi ve 400’e yakın çalışanı ile sürdüren Gedik Yatırım, sektörde en çok şubesi olan şirketler sıralamasında birinci sırada; en çok çalışanı olan şirket kategorisinde ise ikinci sırada yer alıyor.

    Gedik Trader uygulaması kullanan yatırımcı adedinde yüzde 234 artış

    Gedik Trader uygulaması ile sermaye piyasalarını geniş kitlelere yaymayı amaçlayan Gedik Yatırım, mobil ve internet dünyasındaki gelişmelere paralel olarak, kullanıcı dostu ön yüzlerle, hızlı ve kolay erişilebilir verilerle, daha çok sayıda yatırımcının sermaye piyasalarını takip etmesini sağlamayı hedeflemektedir. 2020 yılında, Gedik Trader uygulamasını kullanan yatırımcı adedinde yüzde 234 artış gerçekleşmiştir.

     “Vizyonumuz: Sektörün her alanında liderlik”

    Bu dönemde çalışan sayısının yüzde 14.8’lik bir artış gösterdiğini belirten Gedik Yatırım CEO’su  Onur Topaç,  “Vizyonumuz sektörün her alanında liderlik” diyerek şunları söyledi;  “2020 yılında, net karımızı yüzde 158.2 artırarak 30 yıllık tarihimizin net kar rekorunu 169 milyon TL ile yeniden kırdık. Şirketimiz adına çok başarılı bir yıl geçirdik. 27 ilde 40 şube ile sektörde en çok şubesi olan birinci kuruluşuz, lider konumdayız. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) verilerine göre dinamik ekibimizle sektördeki çalışan sayısı sıralamasında ise ikinci kuruluşuz. Bu dönemde çalışan sayımız yüzde 14.8’lik bir artış gösterdi. Bu alanda da liderliği hedefliyoruz. Her türlü sermaye piyasaları ürününü erişilebilir kılmak amacıyla 30 yıl önce çıktığımız yolda bugün yatırımcılarımız, Türkiye sınırlarını aşıp yurt dışı yatırım ürünlerine de yatırım yapar oldular.”

    “Bu başarı çalışanlarımızın eseri”

    Bu başarıda, en büyük paya Şirketin özverili çalışanlarının sahip olduğunu vurgulayan Topaç; “Küresel salgın çalışma hayatında radikal değişimlere yol açtı. Bu dönemde biz de uzaktan çalışma modelini deneyimlemiş olduk. Bu zorlu salgın sürecinde uzaktan çalışma modeline kolaylıkla uyum sağlayan ve özveriyle çalışan tüm çalışanlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Böylesine farklı yeni çalışma koşullarına hemen adapte olup bu derece yüksek bir karlılık yakalamak gerçekten büyük başarı. Bu büyük başarı çalışanlarımızın eseri.”