Canlı Destek Al
Uzman Görüşleri
  • Bu hafta rutin takvimde Fed, Japonya Merkez Bankası ve TCMB toplantıları ön planda. 21 Eylül’de Japonya ve ardından Fed kararını açıklayacak, 22 Eylül’de de TCMB’nin kararı gelecek. Japonya Merkez Bankası’nın nasıl bir karar alacağı konusunda çok farklı beklentiler mevcut. Bu nedenle karar ne olursa piyasada sürpriz etkisi yaratabilir. Ancak Japonya Merkez Bankası’nın önceki kararlarında olduğu gibi bu toplantıda alınacak kararın da kalıcı bir etki yaratmasını beklemiyoruz. Aynı günün akşam saatlerinde sonlanacak Fed Açık Piyasa Komitesi toplantısından ise faiz artırımı beklentisi yok denecek kadar düşük. Buna karşın toplantı notu ve sonrasında yapılacak açıklamalarda şahin tutumun sürdürülmesi ve yıl bitmeden 25 baz puanlık bir faiz artışı mesajı verilmesi bekleniyor. Piyasalar kısmında bu mesajın sertlik derecesi bekleniyor. İçeride ise TCMB’nin faiz koridorunun üst bandında 25 baz puanlık bir indirim daha yaparak sadeleşmede sona bir adım daha yaklaşması bekleniyor.Son aylarda Fed dahil merkez bankalarının toplantılarından çok büyük sürprizler çıkmamasına rağmen sonraki aylar için verilecek mesajlar nedeniyle bu toplantılar dikkatle takip ediliyor. Bu haftaki toplantılar da Japonya Merkez Bankası hariç bu gözle takip edilecek. Fed’in faizleri değiştirmemesi ve TCMB’nin koridorun üst bandında bir 25 baz puanlık daha indirim yapmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bu nedenle bunun dışında atılacak adımlar çok daha sert fiyat hareketlerine neden olabilir. Toplantı sonrası yapılacak açıklamada ise 2016 yılı bitmeden bir kez faiz artışı olacağı mesajı bekleniyor. Aslında çok uzun zamandır bu artışı bekleyen piyasalar için bir ay gibi bir zamanın çok büyük etkisi olmasa da bu faiz artışının kasım da mı yoksa aralıkta mı yapılacağı ve sonrasında izlenecek politikalar hakkında verilecek mesajlar kısa vadeli fiyatlamalar üzerinde etkili olacaktır. TCMB tarafında ise 25 baz puanlık indirimin ardından ekim ayına yönelik de indirimin sinyalinin verilmesi ve sadeleşmede sona çok yaklaşıldığının ifade edilmesi en büyük beklenti. Beklenen Moody’s kararından kötü bir sürpriz çıkmaz ve Türkiye yatırım yapılabilir ülke notunu korumaya devam edecek olursa sadeleşme sürecinin ekim ayında atılacak son asımla %7,50’deki tek fonlama faizi ile sonlanmasını bekliyoruz. Moody’s ya da Fitch tarafından yapılacak bir not indirimi ise bu oranın daha yukarıda dengelenmesine neden olabilir. Bu durum başta banaklar olmak üzere hisse senetlerinde ve TL’de ilk anda sert negatif fiyatlama getirebilir.Geçtiğimiz yıl ABD’nin emisyon skandalı nedeniyle Alman otomotiv devi Volkswagen’e kestiği cezanın ardından son günlerde Google başta olmak üzere ABD’li teknoloji şirketlerine yönelik Avrupa Birliği ülkelerinden gelen şok cezaların ardından bu sefer ABD Adalet Bakanlığı'nın Deutsche Bank'tan anlaşmaya varmak için 14 milyar dolar talep etmesi bu zincire yeni bir halka ekledi. Bu cezaların birbiri ile bir bağlantısı var mı bilinmez ama son dönemde üst üste gelen bu tarihi cezalar akıllara misilleme mi sorunu getirmeye başladı. ABD Adalet Bakanlığı'nın Deutsche Bank'tan mortgage'ye dayalı menkul kıymet satışlarıyla ilgili soruşturma kapsamında 14 milyar dolar etmesi haftanın kapanış gününde Avrupa borsalarını olumsuz etkiledi. Deutsche Bank uzlaşma için talep edilen bu tutarın ödenmeyeceği yönünde açıklama yapsa da dava süreci zor günler geçiren Deutsche Bank hisseleri için yeni bir baskı unsuru olmaya devam edecektir. Bu haberin bir diğer dikkat edilmesi gereken tarafı bahsedilen mortgage'ye dayalı menkul kıymet satışlarının 2005-2007 arası döneme ait olması. Son yıllarda kar elde etmekte zorlanan bankaların ve düzenleyici kurumların hala 2008 öncesi sorunlarla uğraşıyor olması da sektörün geleceğe yönelik yapısal reformlarda zayıf kalmasının nedenlerinden biri olabilir.Yurtiçi piyasaların kapalı olduğu dönemde yurtdışında ABD hariç genelde borsalar satıcılı bir seyir izledi. MSCI gelişmekte olan ülke endeksinde kayıplar %2’yi aştı. Cuma günü BIST’te de bu kayıpların etkisi ile endeks satıcılı bir seyir izledi. Cuma günü borsalarda devam eden satışlar, bu haftaya başlarken de zayıf bir açılışın habercisi oldular.  Moody’s başta olmak üzere kredi derecelendirme kuruluşlarından olumsuz bir haber akışı olmadığı sürece BIST’in yurtdışındaki gelişmelerden daha fazla etkileneceği bir döneme gireceğimizi düşünüyoruz. Bayram tatili sonrası yaz döneminde yaşanan olayların da etkisi ile piyasadan uzaklaşan aktörlerin de yavaş yavaş piyasaya döneceğini, artan işlem hacimleriyle birlikte daha sağlıklı fiyatlar oluşacağını umut ediyoruz. Ancak önceki haftalarda da ifade ettiğimiz gibi Moody’s kararı görülmeden piyasa katılımcıları üzerindeki baskının da tam olarak kalkması zor görünüyor. Bu süreçte endeksin 74.500-75.000 aralığına kadar geri geçilmeleri düzeltmenin devamı açısından normal karşılanabilir. Ancak 74.500 altına olacak bir sarkma endeksin 70.000-72.000 aralığında yeni bir dip yapmasına neden olabilir. Yatırım yapılabilir kredi notu korunduğu sürece önümüzdeki günlerde bu seviyelerin altında kalıcı bir hareket oluşmasını beklemiyoruz. Ancak kredi notu düşecek olursa bu durumda kısa vadede oluşacak paniğin 70.000 altındaki rakamları gündeme getireceğini düşünüyoruz. 70.000’in ne kadar altına sarkılacağı ise olası bir kredi notunun hangi seviyede karşılanacağına bağlı.Bayram öncesindeki haftada ve bayram sürecinde gelişmekte olan ülke kurları ile benzer bir trend sergileyen Dolar/TL, bu seyrini Moody’s kararı görülene kadar devam ettirebilir. Moody’s kararının açıklanmasının ardından ise karara göre kısa süreli bir pozitif ya da negatif ayrışma süreci yaşanabilir. Orta vadede ise Türkiye’nin CDS’lerinde benzer ülkelerden çok önemli bir farklılaşma olmadığı sürece Dolar/TL kurunun tekrar bu ülkelerin para birimleri ile korelasyonu yakalayacağını düşünüyoruz. Dolar için beklentimiz ise Fed toplantısından sonra bu yıl içinde 25 baz puanlık bir faiz artışı olacağı mesajında bir değişim olmadığı sürece Doların uluslararası piyasada değerlenmeye devam edeceği yönünde. Bu nedenle yılın geri kalanında diğer gelişmekte olan ülke para birimleri ile birlikte Dolar/TL’de de aşağı yönlü hareketlerin kısa süreli ve sınırlı olacağını yukarı yönlü marjın ise daha yüksek olduğunu düşünüyoruz.

  • Bugün yurtiçinde Bütçe Dengesi, yurtdışında ise ABD'de TÜFE (enflasyon) ve Michigan Tüketici Beklentileri verileri takip edilecek. Bu ay yapılacak FOMC toplantısı öncesi önemli olması nedeniyle enflasyon verisi sonrası piyasalarda sert volatil hareketler görülebilir. Geçen hafta Cuma günü Cuma günü %1,01 düşüşle 77.053 seviyesinden kapanan endeksin yataya yakın sınırlı negatif bir açılışla güne başlamasını bekliyoruz. Geçen hafta kritik olarak gördüğümüz 77.000-77.250 seviyelerinde bulunan endeksin haftanın son işlem gününde bu destek seviyelerinin üzerinde kalıp kalamayacağı takip edilecek.Eğer 77.000 seviyesi aşağı kırılırsa endeks üzerindeki satış baskının artabileceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz hafta boyunca görülen düşük işlem hacimleri endekste görülen yukarı yönlü hareketleri desteklemedi. Haftanın son işlem günü olması nedeniyle bugün de düşük kalmasını beklediğimiz işlem hacimleri risk oluşturmaya devam ediyor.Ekim vadeli endeks kontratı gün içinde 95.350 ve 96.425 seviyeleri arasında dalgalanarak günü 95.475 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 119820 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 2114 azalarak 259315 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 95.000 ve en kuvvetli direnç 97.850 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalamasının altında seyreden kontratta, gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 95.000 seviyesi aşağı kırılınca 95.800 stop olmak üzere 94.100 ve devamında 93.350 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 96.000 seviyesi yukarı kırılınca 95.300 stop olmak üzere 96.950 ve devamında 97.850 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşağı yönlü hareket etmektedir. MACD sıfır seviyesinin altında aşağı yönlü seyrini sürdürmektedir.  Kısa vadeli hareketli ortalamaların aşağı yönlü bir eğilime sahip olduklarını görüyoruz.Dolar/TL hafta içinde 2.9637 ve 2.9934 arasında dalgalanarak dün 2.9801 seviyesinden kapattı. Bu sabah 21 periyotluk üssel ortalaması üerinde 2.9710 seviyesinden işlem gören kurda teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9660 ve en kuvvetli direnç 2.9935 seviyelerinde bulunmaktadır. Gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9660 seviyesi aşağı kırılınca 2.9680 seviyesine stop konularak 2.9610 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9730 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9710 seviyesine stop konularak 2.9780 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde yukarı yönlü seyrini sürdürmektedir.  MACD negatif bölgede yukarı yönlü  hareket etmektedir. Aşağı yönlü olan kısa vadeli hareketli ortalama eğilimlerinde düşüş ivmesinin yavaşladığı görülmektedir.  Bugün yurt içinde bütçe dengesi  ve ABD tarafında  TÜFE, Michigan tüketici beklentileri takip edilecek.

  • Bugün yurtiçinde ikinci çeyrek GSYİH (ekonomik büyüme) ve Cari İşlemler Dengesi verileri açıklanacak. Yurtdışında ise Almanya ve İngiltere’de Dış Ticaret Dengesi, ABD’de Toptan Satışlar, FED üyesi Rosengren ve Kaplan’ın konuşmaları takip edilecek. Dün dar bir bant içinde dalgalanarak günü 200 puanlık artışla 77.843’ten kapatan endeksin güne hafif bir düşüşle başlamasını bekliyoruz. Ardından 10:00’da açıklanacak cari açık ve büyüme verilerinin etkisi takip edilecek. Önceki günlerde de ifade ettiğimiz gibi endeksin 77.000 üzerindeki kapanışları pozitif olsa dahi bu seviyenin üzerinde alım iştahı ve hacim yükselişin ivme kazanmasını sağlayacak boyuta ulaşamıyor. Gelecek hafta Cuma hariç piyasaların kapalı olacak olması nedeniyle bugün de bu iştahı sınırlamaya devam edebilir. Dolar/TL gün içinde 2.9317 ve 2.9552 arasında dalgalanarak günü 2.9512 seviyesinden kapattı. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9510 ve en kuvvetli direnç 2.9710 seviyelerinde bulunmaktadır. Bu sabah günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması üzerinde seyreden kurda gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9510 seviyesi aşağı kırılınca 2.9540 seviyesine stop konularak 2.9430 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9600 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9570 seviyesine stop konularak 2.9710 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşağı yönlü hareket etmektedir. Yukarı yönlü olan MACD’de yükseliş ivmesinin yavaşladığı görülüyor. Kısa vadeli hareketli ortalamalar yukarı yönlü hareket etmektedir. Bugün yurt içinde cari hesap, GSYİH takip edilecek.Ekim vadeli endeks kontratı gün içinde 96.100 ve 97.150 arasında dalgalanarak günü 96.600 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 117563 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 3181 artarak 261230 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 95.800 ve en kuvvetli direnç 97.850 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalamasının üzerinde seyreden kontratta, gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 95.800 seviyesi aşağı kırılınca 96.500 stop olmak üzere 95.000 ve devamında 94.100 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 96.950 seviyesi yukarı kırılınca 96.200 stop olmak üzere 97.850 ve devamında 98.550 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşağı yönlü hareket etmektedir. MACD  pozitif bölgede aşağı yönlü seyrini sürdürmektedir. Yukarı yönlü olan kısa vadeli hareketli ortalamaların yükseliş ivmesinde yavaşlama olduğu görülüyor.  

  • Bugün yurtiçinde Temmuz ayı Sanayi Üretim ve Perakende Satışlar verisi takip edilecek. Temmuz ayında yaşanan başarısız darbe girişimi nedeniyle bu ay ki  sanayi üretim verisinin üçüncü çeyrek büyümesini etkileyecek olması nedeniyle piyasaların odağında olacak.  Bugün BIST-100 endeksinin güne yataya yakın hafif alıcılı bir açılış yapmasını bekliyoruz. Yaklaşan 9 günlük bayram tatili öncesinde endeks oldukça düşük hacimlerle ağırlıklı olarak 77.300 - 78.300 arasındaki dar bir bantta dalgalanıyor.  Bu bandın kırılması durumunda kırıldığı yönde bant boyu kadar bir hareket görülmesi beklenebilir. Olası aşağı yönlü hareketlerde 77.000 seviyesinin altına kısa süreli geçilerek saatlik grafikteki boşluğun dolduğu görülebilir. Günlük kapanışın 77.000 – 77.300 destek bölgesinin üzerinde yapılması önemli olduğundan kısa vadeli trade yapanların bu bölgeyi zarar kes (stop loss olarak) takip etmelerinin yerinde olacağını düşünüyoruz. Dolar/TL gün içinde 2.9213 ve 2.9428 arasında dalgalanarak günü 2.9361 seviyesinden kapattı. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9215 ve en kuvvetli direnç 2.9510 seviyelerinde bulunmaktadır. Bu sabah günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması altında seyreden kurda gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9325 seviyesi aşağı kırılınca 2.9350 seviyesine stop konularak 2.9215 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9430 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9410 seviyesine stop konularak 2.9510 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması etrafında dalgalanarak yukarı yönlü hareket etmektedir. MACD pozitif bölgede yukarı yönlü hareket etmektedir.  Kısa vadeli hareketli ortalamaların yukarı yönlü hareket ettikleri görülüyor. Bugün yurt içinde sanayi üretimi ve  ABD tarafında işsizlik haklarından yararlanma başvuruları, ham petrol stokları takip edilecek. Ekim vadeli endeks kontratı gün içinde 96.275 ve 97.350 arasında dalgalanarak günü 96.575 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 80724 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 340 azalarak  258049 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 95.800 ve en kuvvetli direnç 97.850 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalamasının üzerinde seyreden kontratta, gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 95.800 seviyesi aşağı kırılınca 96.500 stop olmak üzere 95.000 ve devamında 94.100 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 96.950 seviyesi yukarı kırılınca 96.200 stop olmak üzere 97.850 ve devamında 98.550 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında yatay hareket etmektedir. Sıfır seviyesi üzerinde bulunan MACD’nin yükseliş ivmesinde yavaşlama olduğu görülüyor. Kısa vadeli hareketli ortalamaların yatay yönlü bir eğilime sahip olduklarını görüyoruz.


     

  • Bugün yurtiçinde veri akışı sakin. Yurtdışında ise Almanya’da Sanayi Üretimi, İngiltere’de Halifax Konut Fiyat Endeksi, Sanayi Üretimi ve İmalat  Üretimi, ABD’de Haftalık MBA İpotek Başvuruları, Bej Kitap ve FED Üyesi George’un konuşmaları takip edilecek. Bugün endekste yataya yakın hafif pozitif bir açılış bekliyoruz. Endekste bu hafta için en önemli referans noktası olarak gördüğümüz 77.000/77.250 aralığının üzerinde kapanışlar yapması pozitif bir görünüm oluştururken, bu yükselişlerin de çok düşük hacimlerle olması, başka bir ifade ile katılımın düşük olması risk oluşturuyor. Buna karşın 77.000 altında kapanış ihtimali doğmadığı sürece 79.500 hedeflenebilir. Dün de ifade ettiğimiz gibi 77.000 altında bir kapanış ihtimali doğacak olursa yukarı yönlü pozisyonların riski çok daha yükselecektir. Bu nedenle kısa vadeli trade düşünenlerin bu seviyenin altında bir stop loss belirlemeleri faydalı olabilir.     
    Dolar/TL gün içinde 2.9213 ve 2.9483 arasında dalgalanarak günü 2.9223 seviyesinden kapattı. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9215 ve en kuvvetli direnç 2.9510 seviyelerinde bulunmaktadır. Bu sabah günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması altında seyreden kurda gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9215 seviyesi aşağı kırılınca 2.9240 seviyesine stop konularak 2.9140 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9260 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9230 seviyesine stop konularak 2.9330 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde yukarı yönlü hareket etmektedir. MACD negatif bölgede yukarı yönlü seyrini sürdürmektedir. Aşağı yönlü bir eğilime sahip olan kısa vadeli hareketli ortalamaların düşüş ivmesinde yavaşlama olduğu görülüyor.Ekim vadeli endeks kontratı gün içinde 96.400 ve 97.175 arasında dalgalanarak günü 97.025 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 82704 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 5032 artarak  258389 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 95.800 ve en kuvvetli direnç 97.850 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması üzerinde seyreden kontratta gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 96.500 seviyesi aşağı kırılınca 96.950 stop olmak üzere 95.800 ve devamında 95.000 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 97.850 seviyesi yukarı kırılınca 97.150 stop olmak üzere 98.550 ve devamında 99.125 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde aşırı alım bölgesinde yukarı yönlü hareket etmektedir. Sıfır seviyesi üzerinde bulunan MACD’nin yükseliş ivmesinde yavaşlama olduğu görülüyor.  Kısa vadeli hareketli ortalamaların yukarı yönlü bir eğilime sahip olduklarını görüyoruz.
     

  • Bugün yurtiçinde TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz kuru verisi takip edilecek. Yurtdışında ise Almanya’da Fabrika Siparişleri, Euro Bölgesi’nde GSYİH (Ekonomik Büyüme), ABD’de ise Markit Hizmet/Bileşik PMI, Conference Board İstihdam Trend Endeksi ve ISM Hizmet PMI verileri ön plana çıkacak. Cuma günü ABD’de açıklanan istihdam verileri ve dün içeride açıklanan enflasyonun da etkisi ile yurtdışından pozitif ayrışarak günü 907 puanlık yükselişle 77.791’den kapatan endeksin bugüne yatay bir başlangıç yapmasını bekliyoruz. Endekste bu hafta için en önemli referans noktası olarak gördüğümüz 77.000/77.250 aralığının üzerinde olan kapanış pozitif bir görünüm oluşturuyor. 77.000 altında kapanış ihtimali doğmadığı sürece 79.500 hedeflenebilir. Ancak endeks yeniden bir düzeltme yaşayacak olur ve endekste 77.000 altında bir kapanış ihtimali doğacak olursa yukarı yönlü pozisyonların riski çok daha yükselecektir. Bu nedenle kısa vadeli trade düşünenlerin bu seviyenin altında bir stop loss belirlemeleri faydalı olabilir.
    Dolar/TL gün içinde 2.9435 ve 2.9539 arasında dalgalanarak günü 2.9459 seviyesinden kapattı. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9435 ve en kuvvetli direnç 2.9540 seviyelerinde bulunmaktadır. Bu sabah günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması altında seyreden kurda gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9450 seviyesi aşağı kırılınca 2.9570 seviyesine stop konularak 2.9435 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9480 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9460 seviyesine stop konularak 2.9540 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde yukarı yönlü hareket etmektedir. MACD negatif bölgede yukarı yönlü seyrini sürdürmektedir. Aşağı yönlü bir eğilime sahip olan kısa vadeli hareketli ortalamaların düşüş ivmesinde azalama olduğu görülüyor. Bugün ABD tarafında ISM imalat dışı satın alma müdürleri endeksi, hizmet PMI, markit PMI verileri takip edilecek. Ekim vadeli endeks kontratı gün içinde 95.500 ve 96.650 arasında dalgalanarak günü 96.600 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 97084 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 5304 artarak  253357 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 95.000 ve en kuvvetli direnç 97.850 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması üzerinde seyreden kontratta, al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 96.000 seviyesi kırılınca 96.600 stop olmak üzere 95.000 ve devamında 94.100 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 96.900 seviyesi yukarı kırılınca 96.300 stop olmak üzere 97.850 ve devamında 98.550 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması üzerinde aşırı alım bölgesinde yukarı yönlü hareket etmektedir. MACD sıfır seviyesi üzerinde yukarı yönlü hareketini sürdürmektedir. Kısa vadeli hareketli ortalamaların yukarı yönlü bir eğilime sahip olduklarını görüyoruz.


     

  • Cuma günü ABD’de açıklanan istihdam verilerinin ardından Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimali azalsa da aralık ayı hala çok güçlü bir seçenek olarak masada duruyor. Veri öncesinde de en büyük ihtimal aralık ayına veriliyor olsa da verinin beklentilerin altında kalması kısa vadeli bir iyimserlik yarattı. 20-21 Eylül’deki Fed toplantısından faiz artışı beklentisi düşük olsa da bu toplantıda faizin ne zaman aratacağına dair net bir mesaj çıkması bekleniyor. Bundan sonraki süreçte de ABD’den gelen veriler ve Fed üyelerinden gelen açıklamalar sert fiyat hareketlerine neden olacaktır. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler tarafında ise eski alışkanlık olan “kötü ABD verisi = iyi piyasa”, “iyi ABD verisi = kötü piyasa” döngüsü yeniden devreye girecektir. Başka bir tabirle kısa vadede ekonomilerin nereye gittiği değil, Fed’in faiz artırıp artırmayacağı daha önemli hale gelmiştir. Bu süreçte önceki aylarda ortaya çıkan negatif fiyatlama, yeni riskler doğmaz ise, emsallerine kıyasla BIST için fırsat oluşturmaktadır. Alıp uzun vadeli tutmak için olmasa bile, eylül ayındaki düşüşlerin BIST’te kısa vadeli alım için fırsatlar sunacağını düşünüyoruz. 15 Temmuz’daki başarısız darbe girişiminin ardından ülkenin ve vatandaşların öncelik sırasındaki değişmeler ve siyasi partiler arasında sağlanan diyalog süreci ile birlikte TCMB’nin de tatilde olması siyasi gündemin getirdiği riskleri sınırlayan etkenler olarak eylül ayında da etkisini gösterecek. Buna karşın Suriye sınırımızda yaşanan hareketlilik, bu süreçte başta ABD ve Rusya olmak üzere koalisyon güçleri ile olan ilişkiler ve Suriye’de devam eden operasyonun getirdiği ek riskler izlenmeye devam edilecek. Suriye operasyonunun ilk etkilerinin sınırlı kalmasında operasyonun uluslararası toplumun desteğinin alınarak başlamış olması etkili olmuştu. Operasyonun derinleşmesi ve bu desteğin azalması yeni bir risk unsuru olarak fiyatlara girebilir. Bu nedenle operasyonun içerideki yansıması kadar dışarıdaki yansıması da önemli olmaktadır. BIST yatırımcısının alım iştahının kuvvetlenmesi için öncelikle yatırım yapılabilir ülke notu üzerindeki baskıların son bulması gerekmektedir. Moody’s’in beklenen kararını bir an önce açıklanması ve risk unsuru olmaktan çıkması en önemli aşaması. Bilindiği üzere Moody’s Türkiye’yi 18 Temmuz’da olası bir not indirimi için izlemeye almıştı. Teamüller bu kararın alınmasının ardından 30 ila 90 gün arasında kararın açıklanması yönünde. Bu nedenle endeks 18 Ağustos ile 18 Ekim aralığında her an bu karar gelecekmiş gibi bir baskı altında kalmaktadır. Uzun vadede kredi notu kaybedilse dahi kalıcı bir negatif etki beklemesek de kısa vadede ilk etkinin sert olması beklenmektedir. Bu durum jeopolitik risklerden sonra alım iştahını sınırlayan en önemli etkendir. Türkiye’de son dönemde açıklanan veriler, Fed’in faiz kararı, kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmesi, Suriye sınırımızdaki gelişmeler ve 15 Temmuz’un yansımalarının gölgesinde kalsa da enflasyon rakamları ve TCMB’nin alacağı aksiyonlar önemini korumaktadır. Ağustos ayında TÜFE’de %0,31 düşüş beklerken, açıklanan son veriler ışığında yılsonu TÜFE tahminimiz %8,45’e yükselmiş konumda. Açıklanacak enflasyon rakamının aşağı yönlü bir sürpriz yapması TCMB’nin sadeleşme sürecindeki son adımlarını da daha hızlı bir şekilde atmasını sağlayabilir. Ağustos ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında üst koridoru 25 baz puan daha indiren TCMB, bu ayki toplantı için de piyasadan 25 baz puanlık bir indirim için de kredi almıştı. Açıklanacak enflasyon rakamı ve Fed’in 20-21 Eylül’deki toplantısında alacağı aksiyona ve yapacağı açıklamaya göre 22 Eylül’de TCMB’nin faiz kararını göreceğiz. Enflasyon ve Fed’den çok büyük bir sürpriz çıkmaz ise üst battan yapılacak 25 baz puanlık indirimle TCMB’nin yoluna devam ettiğini görebiliriz. Ağustos ayının son cumasında 2016’da faiz artışı olacağı mesajını veren Yellen’in ve son dönemde Fed’in en şahin üyesi konumuna geçen Fed’in iki numaralı ismi Fischer’in açıklamaları faiz artışının yaklaştığı şeklinde yorumlandı. Ancak, Cuma günü açıklanan ABD istihdam verilerinin son yıllarda Ağustos aylarında olduğu gibi yine beklentilerin altında açıklanmasının bu ayki toplantıda faiz artırma konusunda Fed’in elini zayıflattığını düşünüyoruz. Piyasalarda da Cuma günü kısa vadeli bu beklentinin fiyatlandığını gördük. Buna karşın biz oluşan iyimser havanın aralık ayı dahi olsa Fed’in faiz artışı masada olduğu sürece çok uzun soluklu olmayacağını düşünüyoruz. BIST 100’de mevcut şartlar altında 75 bin ve altındaki fiyatları cazip olarak yorumluyoruz. Bu nedenle bu seviyelerin hisse ağırlığını artırmak için uygun seviyeler olduğunu düşünüyoruz. Fed’in eylül ayında faiz artırması, Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke notunu kaybetmesi, jeopolitik risklerin mevcut durumun çok üzerine tırmanması gibi riskler, bu görüşümüzün karşısında bulunan başlıklar. Bu risklerin gerçeğe dönüşme ihtimalini de göz önünde bulundurarak BIST’te yapılacak alımların kademeye ve zamana yayılması gerektiğini düşünüyoruz. BIST 100’de 75 bin altındaki rakamları ucuz olarak nitelendirmemize rağmen kısa vadeli yukarı yönlü potansiyelin de çok yüksek olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle 75 bin ve altında kademeli alım önerdiğimiz BIST 100’de 79.500-82.500 aralığının da realizasyonu için cazip seviyeler olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle 75 bin altında ağırlık artırılmasını önerdiğimiz BIST 100’de 79.500 ve üzerinde ağırlığın mevcut şartları da dikkate alarak yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. BIST’te 75 bin altında hisse senetleri için düşündüğümüz gibi Dolar/TL’de 2,95’in altındaki rakamları alım için değerlendirmek gerektiğini düşünürken olası bir yükselişte 3,05 üzerindeki rakamların TL varlıklara dönüş için değerlendirilebileceğini düşünüyoruz. Aslında yılın son döneminde doların özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında daha güçlü olma beklentimize paralel Dolar/TL’de de 3,05 üzerindeki rakamların da görülebileceğini düşünüyor olsak da beklenen kar marjındaki daralma nedeniyle TL’nin tekrar cazip hale gelebileceğini düşünüyoruz.

  • Dün yatay bir açılışın ardından gün içinde oluşan hafif aşağı yönlü bir trendle 114 puan kayıpla kapanan endeksin bugüne de yataya yakın hafif bir yükselişle başlamasını bekliyoruz. Bugün 15:30’da açıklanacak ABD istihdam verileri günün hatta haftanın en önemli verisi konumunda. Ağustos ayında bazı Fed üyelerinin açıklamaları sonrası piyasalarda faiz artırım beklentisi artarken, bu durumda dikkatleri bugün açıklanacak olan ABD verilerine çevirdi. ABD’de bugünün öne çıkan verileri, Ağustos ayı Tarım Dışı İstihdam (beklenti: 180 bin), Ortalama Saatlik Kazançlar (beklenti: %0.2) ve İşsizlik Oranı (beklenti: %4.8) olacak. Açıklanacak veriye göre Fed’in faiz artışı projeksiyonu tahmin edilmeye çalışacaktır. Bu nedenle iyi veri BIST için kötü, kötü veri de BIST için iyi olarak yorumlanacaktır. Bugün veri öncesindeki hareketlere temkinli yaklaşmak gerektiğini düşünüyoruz. Veri sonrasında ise açıklanan veriye göre aşağıda 74.500 yukarıda ise 77.000 test edilmek istenebilir.  Dolar/TL gün içinde 2.9547 ve 2.9713 arasında dalgalanarak günü 2.9547 seviyesinden kapattı. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9250 ve en kuvvetli direnç 2.9875 seviyelerinde bulunmaktadır. Bu sabah günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması üzerinde seyreden kurda gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9595 seviyesi aşağı kırılınca 2.9615 seviyesine stop konularak 2.9515 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9675 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9655 seviyesine stop konularak 2.9755 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşağı yönlü hareket etmektedir. MACD pozitif bölgede ortalaması etrafında yatay seyretmektedir. Kısa vadeli hareketli ortalamaların yataya yakın bir eğilime sahip oldukları görülüyor.  Bugün ABD tarafında açıklanacak olan özellikle İstihdam Raporu olmak üzere Dış Ticaret Dengesi ve Richmond Fed Başkanı Lacker’in konuşmaları kurdaki oynaklığı artırabilir.Ekim vadeli endeks kontratı gün içinde 94.000 ve 94.825 arasında dalgalanarak günü 94.100 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 135042 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 8738 artarak  247640 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 92.500 ve en kuvvetli direnç 95.000 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 21 periyotluk üssel hareketli ortalamasının altında seyreden kontratta, al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 93.300 seviyesi kırılınca 93.800 stop olmak üzere 92.500 ve devamında 91.600 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 95.000 seviyesi yukarı kırılınca 94.100 stop olmak üzere 96.450 ve devamında 97.450 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında yatay hareket etmektedir. MACD ise sıfır seviyesinin üzerinde yatay yönlü bir hareket izlemektedir. Kısa vadeli hareketli ortalamaların yatay yönlü bir eğilime sahip olduklarını görüyoruz.

  • Eylül ayına girerken bir kez daha Fed’in faizleri ne zaman artıracağını tartışıyoruz. Geçtiğimiz yılın son aylarında bu tartışmayı yaşamış, aralık ayındaki faiz artışı ve sonrasında ortaya konulan projeksiyon ile de piyasalar tam anlamıyla bir türbülansa girmişti. Bu kez Fed yoğurdu üfleyerek yese de ilk faiz artışından tam bir yıl sonra yani Aralık 2016’da bir kez daha düğmeye basacak gibi duruyor. Farklı olansa geçtiğimiz yıl yaptığı gibi gelecek yıllar için yüksek oranlı faiz artışı projeksiyonu vermek yerine, tam ters yönde, faiz artışından sonraki dönemde ekonomide aşağı yönlü riskler arttığında varlık alımı gibi genişlemeci adımların atılabileceği mesajı verilmesi. Aslında alınacak bu karar ve sonrası için verilen mesaj orta vadede piyasalar için en iyi senaryo gibi duruyor. Fed’in bu mesajının özeti; ekonomik veriler faiz artışı için zemin oluşturuyor ancak kırılganlıklar nedeniyle bu artışlar çok yavaş olacak ve piyasaların Fed’e her ihtiyaç duyduğunda Fed gereken desteği verecek. Fed’in faiz artışı fikri ilk anda çok fazla beğenilmemiş olsa da biz bu süreçte en kötünün Fed’in faiz artışını yaptığı dönemde görüleceğini, sonrasında piyasalar zaman zaman Fed’i test etmek istese de Fed’in istenen desteği geciktirmeyeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle kısa vadede faiz artışı nedeniyle risk olarak izlediğimiz Fed politikalarının orta vadede piyasalar için en büyük desteklerden biri olacağı kanaatindeyiz. Temmuz ayında başarısız darbe girişiminin getirdiği riskler, ağustosta ise Suriye operasyonu ve terör riski gibi unsurlar BIST’in birçok hisse senedi endeksinin gerisinde kalmasına neden oldu. Bu süreçlerin öncesinde de çarpanlar bazında MSCI Gelişmekte Olan Ülkeler Endeksi’ne göre ıskontolu işlem gören BIST 100’ün iskontosu yaşanan kayıplarla son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Bu fiyatlama kısa vadede BIST’e yönelik negatif bakış açısını gösterse de uzun vadede risklerin ortadan kalkmasıyla birlikte ortaya çıkabilecek potansiyeli de göstermektedir. BIST yatırımcısının bu potansiyeli düşünerek karar vermesi içinse öncelikle yatırım yapılabilir ülke notu üzerindeki baskıların son bulması gerekmektedir. Bunun için Moody’s’in beklenen kararını bir an önce açıklanması ve risk unsuru olmaktan çıkması ilk şartı oluşturmaktadır. Bilindiği üzere Moody’s Türkiye’yi 18 Temmuz’da olası bir not indirimi için izlemeye almıştı. Teamüller bu kararın alınmasının ardından 30 ila 90 gün arasında kararın açıklanması yönünde. Bu nedenle endeks 18 Ağustos ile 18 Ekim aralığında her an bu karar gelecekmiş gibi bir baskı altında kalmaktadır. Uzun vadede kredi notu kaybedilse dahi kalıcı bir negatif etki beklemesek de kısa vadede ilk etkinin sert olması beklenmektedir. Bu durum jeopolitik risklerden sonra alım iştahını sınırlayan en önemli etkendir. 15 Temmuz’daki başarısız darbe girişiminin ardından ülkenin ve vatandaşların öncelik sırasındaki değişmeler ve siyasi partiler arasında sağlanan diyalog süreci ile birlikte TCMB’nin de tatilde olması siyasi gündemin getirdiği riskleri sınırlayan etkenler olarak eylül ayında da etkisini gösterecek. Buna karşın Suriye sınırımızda yaşanan hareketlilik, bu süreçte başta ABD ve Rusya olmak üzere koalisyon güçleri ile olan ilişkiler ve Suriye’de devam eden operasyonun getirdiği ek riskler izlenmeye devam edilecek. Suriye operasyonunun ilk etkilerinin sınırlı kalmasında operasyonun uluslararası toplumun desteğinin alınarak başlamış olması etkili olmuştu. Operasyonun derinleşmesi ve bu desteğin azalması yeni bir risk unsuru olarak fiyatlara girebilir. Bu nedenle operasyonun içerideki yansıması kadar dışarıdaki yansıması da önemli olmaktadır. Bu süreçte 4-5 Eylül’deki G-20 zirvesinde liderlerden gelecek açıklamalar ön plana çıkabilir. Türkiye’de son dönemde açıklanan veriler, Fed’in faiz kararı, kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmesi, Suriye sınırımızdaki gelişmeler ve 15 Temmuz’un yansımalarının gölgesinde kalsa da enflasyon rakamları ve TCMB’nin alacağı aksiyonlar önemini korumaktadır. Ağustos ayında TÜFE’de %0,31 düşüş beklerken, açıklanan son veriler ışığında yılsonu TÜFE tahminimiz %8,45’e yükselmiş konumda. Açıklanacak enflasyon rakamının aşağı yönlü bir sürpriz yapması TCMB’nin sadeleşme sürecindeki son adımlarını da daha hızlı bir şekilde atmasını sağlayabilir. Ağustos ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında üst koridoru 25 baz puan daha indiren TCMB, bu ayki toplantı için de piyasadan 25 baz puanlık bir indirim için de kredi almıştı. Açıklanacak enflasyon rakamı ve Fed’in 20-21 Eylül’deki toplantısında alacağı aksiyona ve yapacağı açıklamaya göre 22 Eylül’de TCMB’nin faiz kararını göreceğiz. Enflasyon ve Fed’den çok büyük bir sürpriz çıkmaz ise üst battan yapılacak 25 baz puanlık indirimle TCMB’nin yoluna devam ettiğini görebiliriz. İç gündem kaynaklı risklerle son dönemde negatif ayrışan yurtiçi piyasalarda bu ay yurtdışındaki gelişmelerin özellikle de Fed sürecinin etkileri daha net hissedilebilir. Önceki aylarda ortaya çıkan negatif fiyatlama yeni riskler doğmaz ise, emsallerine kıyasla BIST için fırsat oluşturmaktadır. Alıp uzun vadeli tutmak için olmasa bile, eylül ayındaki düşüşlerin BIST’te kısa vadeli fırsatlar sunacağını düşünüyoruz. Bu dönemdeki stratejilerimizi ve eylül ayında takip ettiğimiz hisseleri raporun ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz…

  • Bugün yurtiçinde Ticaret Dengesi ve TCMB Toplantı Tutanakları takip edilecek. Yurtdışında ise Almanya’da Perakende Satışlar ve İşsizlik Oranı, Euro Bölgesi’nde TÜFE (enflasyon) ve İşsizlik Oranı, ABD’de ADP Tarım Dışı İstihdam, Chicago PMI, Askıdaki Konut Satışları ve Ham Petrol Stokları verileri ön planan çıkacak. Pazartesi günü kapanış saatlerimizde 2,9550’nin hemen üzerinde olan Dolar/TL ise bu sabah 2,96’nın hemen üzerinde bulunuyor. Bu görünüm altında endeksin yatay yakın hafif düşüşle güne başlamasını bekliyoruz. Ardından Fed’in faiz artışına yönelik beklentilerin fiyatlamalar üzerinde etkili olmasını bekliyoruz. Bu konuda Cuma günü ABD’de açıklanacak olan istihdam verilerine gözler çevrilmiş durumda. Bugün 15:15’te açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisi kısa vadeli hareketliliğe neden olabilir. Ağustos vadeli endeks kontratı gün içinde 93.325 ve 94.800 arasında dalgalanarak günü 93.425 seviyesinden kapattı. Endeks kontratında 124643 adet işlem oldu.  Açık pozisyon sayısı 33913 azalarak  57837 olarak gerçekleşti. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 92.500 ve en kuvvetli direnç 95.000 seviyelerinde bulunmaktadır. Günlük grafikte 21 periyotluk üssel hareketli ortalamasının altında seyreden kontratta, al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 92.500 seviyesi kırılınca 93.150 stop olmak üzere 91.600 ve devamında 90.250 destek seviyeleri takip edilebilir. Long pozisyon için 94.200 seviyesi yukarı kırılınca 93.500 stop olmak üzere 95.000 ve devamında 96.450 direnç seviyeleri izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşağı yönlü hareket etmektedir. MACD ise sıfır seviyesinin altında yatay yönlü bir hareket izlemektedir. Kısa vadeli hareketli ortalamaların aşağı yönlü bir eğilime sahip olduklarını görüyoruz. Kontratın vadesi bugün sona ereceğinden kapanan pozisyonlarda artış görüldüğünü de hatırlatalım. Yarından itibaren yakın vade olarak Ekim vadeli kontrat izlenecektir. Dolar/TL gün içinde 2.9500 ve 2.9673 arasında dalgalanarak günü 2.9633 seviyesinden kapattı. Teknik olarak kısa vadede en kuvvetli destek 2.9250 ve en kuvvetli direnç 2.9875 seviyelerinde bulunmaktadır. Bu sabah günlük grafikte 5 periyotluk üssel hareketli ortalaması üzerinde seyreden kurda gün içi al sat stratejisi olarak; short pozisyon için 2.9595 seviyesi aşağı kırılınca 2.9615 seviyesine stop konularak 2.9515 destek seviyesi takip edilebilir. Long pozisyon için 2.9675 direnç seviyesinin yukarı kırılmasıyla 2.9655 seviyesine stop konularak 2.9755 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Saatlik grafikte RSI kendi ortalaması altında aşağı yönlü hareket etmektedir. MACD pozitif bölgede aşağı yönlü seyretmektedir. Kısa vadeli hareketli ortalamaların yataya yakın bir eğilime sahip oldukları görülüyor.